Sanatın Zorlu Yolculuğu: Lovis Corinth ve “Yozlaşmış Sanat” Operasyonu

TowerSokakBerlin3 saat önce12 Tıklanmalar

Berlin’in tarihi dokusunda, Alte Nationalgalerie’nin sütunları arasında sanat tarihinin en hüzünlü ve düşündürücü dönemlerinden birine şahitlik ediyoruz. Lovis Corinth’in ölümünün 100. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen “In Sight! Lovis Corinth, the Nationalgalerie and the ‘Degenerate Art’ Campaign” sergisi, 25 Ocak’ta sona ermek üzere son günlerine giriyor.

Bu sergi sadece estetik bir retrospektif değil; aynı zamanda bir “provenans” (köken bilgisi) dedektifliği hikâyesi. Nazi Almanyası’nın sanatı siyasi bir silah olarak kullanarak başlattığı “Yozlaşmış Sanat” (Entartete Kunst) kampanyasının, Corinth’in ve eşi Charlotte Berend-Corinth’in eserleri üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.

Alman Empresyonizminden Ekspresyonizmin Eşiğine

Max Liebermann ve Max Slevogt ile birlikte Alman Empresyonizminin üç büyüklerinden biri kabul edilen Lovis Corinth (1858–1925), sanat hayatı boyunca büyük bir dönüşüm geçirdi. Sergide bu değişimi hissetmek mümkün:

  • Erken Dönem: Münih ve Berlin yıllarının o klasik, ışık dolu empresyonist tavrı.

  • Kırılma Noktası (1911): Sanatçının geçirdiği felç sonrası fırça darbeleri daha sert, daha dışavurumcu bir hal aldı.

  • Trajik Son: 17 Temmuz 1925’te Frans Hals ve Rembrandt’ın eserlerini son bir kez görmek üzere Amsterdam yolundayken zatürreden hayatını kaybetmesi.

“Yozlaşmış” İlan Edilen Bir Miras

Serginin asıl vurucu noktası, tabloların maruz kaldığı sürgün hikâyeleri. Nationalgalerie koleksiyonundaki eserlerin kaderi 1937 yılında dramatik bir şekilde değişti:

  1. Müsadere: 1937’de pek çok tablo “yozlaşmış” olduğu gerekçesiyle Naziler tarafından müze duvarlarından indirildi.

  2. Beklenmedik Dönüşler: Bazı eserler 1939’da gizemli bir şekilde geri dönerken, bazıları yurt dışına satıldı veya tamamen kayboldu.

  3. Bölünmüş Hafıza: 1945 sonrası hem Federal Almanya (Bunda) hem de Doğu Almanya (DDR), Corinth’in kayıp mirasını telafi etmek için farklı alımlar gerçekleştirdi.

Bu sergi, geçici olarak dünyanın dört bir yanından bir araya getirilen bu “kayıp evlatları” orijinal evleri olan Nationalgalerie’de tekrar buluşturuyor.

Charlotte Berend-Corinth: Gölgede Kalmayan Bir Sanatçı

Sergi, Lovis’in eşi Charlotte Berend-Corinth’e de hak ettiği alanı tanıyor. Sadece bir model veya eş değil, Berlin sanat ortamının önemli bir figürü ve yetenekli bir ressam olan Charlotte’un eserleri, dönemin mimari ve kültürel figürlerine tutulan bir ayna niteliğinde. Mimarlık dehası Hans Poelzig’in portresi (1926), serginin en dikkat çekici parçalarından biri.

Tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir mirasın izini sürmek, sanatın politikayla imtihanını yerinde görmek isterseniz, bu sergi tam size göre.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3