Bazı yıllar takvim “program” olmaktan çıkıp, şehirlerin ruh hâline dönüşür. 2026 da öyle bir yıl gibi görünüyor: Paris’te baharla birlikte ışıltılı bir Renoir romantizmi ve Rousseau’nun tuhaf, iddialı evreni; New York’ta “kanıksanmış isimlere” taze bakışlar; Tokyo’da kadın sanatçıların tarih yazdığı bir hat; Madrid’de resmin (evet, resmin) yıl boyu süren hâkimiyeti; Londra’da ise büyük müze ölçeğinde “big beasts” dönemi… İşte şehir şehir, aynı sırayla bir No:26 ajandası.






