Mavi Bir Adım: Trafalgar Meydanı’nın Yeni Modern İkonu Lady in Blue

TowerSokakLondra3 saat önce4 Tıklanmalar

Londra’nın kalbinde, tarihin taş ve bronzla mühürlendiği Trafalgar Meydanı, yüzyıllardır imparatorluk figürlerine, generallere ve krallara ev sahipliği yapıyor. Ancak meydanın kuzeybatı köşesindeki o meşhur boş kaide, yani Dördüncü Kaide (Fourth Plinth), kentin muhafazakâr silüetine meydan okuyan, yaşayan ve nefes alan bir sanat sahnesi olma görevini sürdürüyor. 2026 yılının Eylül ayında bu kaide, sadece rengiyle değil, temsil ettiği hikâyeyle de Londra’nın çehresini değiştirecek bir esere kavuşmaya hazırlanıyor: Tschabalala Self’in büyüleyici eseri “Lady in Blue”.

Bu yeni enstalasyon, Dördüncü Kaide projesinin yirmi yılı aşkın süredir devam eden geleneksel “anıt” kavramını sarsma misyonunun en taze ve canlı halkasını oluşturuyor. Trafalgar Meydanı’ndaki diğer heykeller geçmişin tozlu sayfalarından fırlamış, idealleştirilmiş ve çoğu zaman ulaşılamaz figürleri temsil ederken; Lady in Blue, bugünün Londralısını, sokağın enerjisini ve geleceğe kararlılıkla yürüyen bir kadının ruhunu merkeze alıyor.

Lapis Lazuli’nin Asaleti ve Bronzun Gücü

Lady in Blue, teknik ve estetik tercihler açısından sanat tarihine selam duran bir derinliğe sahip. Heykelin ana malzemesi olan bronz, üzerine antik çağlardan bu yana en değerli pigmentlerden biri kabul edilen lapis lazuli mavisi ile patine edilmiş durumda. Lapis lazuli, tarih boyunca sadece en kutsal veya en soylu figürlerin tasvirinde kullanılan, nadirliğiyle altınla yarışan bir mineraldir.

Sanatçı Tschabalala Self’in bu değerli pigmenti “metropolün genç bir siyahi kadını” tasvirinde kullanması, tesadüfi bir estetik tercih değil; aksine çok güçlü bir alt metin barındırıyor. Geleneksel olarak krallara ve azizlere layık görülen bu kutsiyet ve asalet, Self’in ellerinde günlük hayatın içinde, Londra’nın kalabalığında rastlayabileceğiniz bir “herkes”e (everywoman) bahşediliyor. Bu durum, meydandaki hiyerarşik sanat anlayışını tersyüz eden, sokağın insanını kutsallaştıran etik bir duruşu temsil ediyor.

İdol Değil, Bir Şehir Sakini

Tschabalala Self, eseriyle ilgili yaptığı açıklamalarda çok net bir ayrımın altını çiziyor: Bu kadın, önünde diz çökülecek bir put ya da anısı kutsanacak tarihi bir figür değil. O, Londra’nın ruhunu temsil eden, hırsla ve amaçla ortak geleceğimize doğru dev adımlar atan bir şehir sakini.

Self’in kariyerinde Londra’nın yeri oldukça ayrıcalıklı. Sanatçı, ilk kurumsal sergisini ve ilk büyük resim serisini bu şehirde izleyiciyle buluşturmuştu. Bu nedenle Lady in Blue’nun Trafalgar Meydanı’na yerleşmesi, sanatçı için sadece bir kamusal sanat başarısı değil, aynı zamanda kendisini geliştiren şehre bir teşekkür niteliği taşıyor. Heykelin “metropol kadını” vurgusu, Londra’nın çok kültürlü, dinamik ve asla durmayan yapısıyla kusursuz bir uyum yakalıyor.

Trajediden Umuda: Bir Bayrak Yarışı

Eylül 2026’da gerçekleşecek bu değişim, meydandaki duygusal atmosferi de kökten dönüştürecek. Lady in Blue, kaideyi şu an üzerinde bulunan Teresa Margolles imzalı “Mil Veces un Instante” (Bir Anda Bin Kez) adlı eserden devralacak. Margolles’in çalışması, binlerce trans bireyin yüz kalıbından oluşan, yasın ve görünürlük mücadelesinin ağır yükünü taşıyan, son derece dramatik ve politik bir işti.

Self’in eseri ise bu toplumsal mücadeleyi ve varoluş çabasını, yasın içinden çıkarıp “hareketin” ve “geleceğin” içine yerleştiriyor. Margolles ile kurulan o hüzünlü ve sarsıcı diyalog, yerini Self ile kararlı, canlı ve ileriye bakan bir enerjiye bırakacak. Bu geçiş, kamusal sanatın sadece sorunları işaret etmekle kalmayıp, o sorunların içinden doğan direnci ve ilerlemeyi de kutlayabileceğini gösteriyor.

Bakışların Odağında 2028 ve Sonrası

Dördüncü Kaide’nin programı şimdiden 2028 yılını da netleştirmiş durumda. Tschabalala Self’in ardından bayrağı Andra Ursuţa’nın isimsiz eseri devralacak. Bu süreklilik, Londra’nın çağdaş sanatı sadece galerilerin steril ortamında değil, kamusal alanın tam kalbinde, milyonlarca insanın bakışları altında nasıl tartışmaya açtığının en güzel örneği.

Lady in Blue, Eylül 2026’da kaidesine çıktığında, Nelson Sütunu’nun gölgesinde ama kendi ışığıyla parlayan bir figür olacak. Nadir mavisiyle geçmişe, dev adımlarıyla geleceğe ve temsil ettiği kadın figürüyle bugüne dokunacak. Trafalgar Meydanı artık sadece geçmişin savaşlarının anıldığı bir yer değil, modern Londra’nın özgürce yürüyen kadınlarının adımlarını yankılayan bir sahne olacak.

SERGİ VE ENSTALASYON BİLGİLERİ

Eser Adı: Lady in Blue

Sanatçı: Tschabalala Self

Yer: Trafalgar Square, Fourth Plinth (Dördüncü Kaide), Londra

Açılış Tarihi: Eylül 2026

Malzeme: Lapis lazuli mavisi patine edilmiş bronz

Önceki Eser: Mil Veces un Instante (Teresa Margolles)

Gelecek Eser (2028): Untitled (Andra Ursuţa)

Karar Verici Kurum: Fourth Plinth Commissioning Group (Dördüncü Kaide Görevlendirme Grubu)

Fotoğraf: James O Jenkins

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3