Manhattan’ın Işıkları Altında Bir Sessiz Çığlık: “Benim Adım Lucy Barton”

KiremitÇatı Katı22 dakika önce2 Tıklanmalar

Bu gün masamızda yayımlandığı andan itibaren Time, Guardian ve The New York Times gibi devlerin “Yılın En İyi Kitabı” listelerinden inmeyen, Pulitzer ödüllü Elizabeth Strout’un kaleme aldığı bir modern klasik var: “Benim Adım Lucy Barton”.

Domingo Yayınevi etiketiyle raflarda yerini alan bu eser, bize bir hastane odasının steril beyazlığında, dışarıdaki Manhattan ışıklarının pırıltısıyla tezat oluşturan, oldukça “insani” ve bir o kadar da sarsıcı bir hikâye anlatıyor.

Beş Gün, Beş Gece: Konuşulanlar ve Asıl Susulanlar

Lucy Barton, New York’ta bir hastane odasında yatmaktadır. Dışarıda Chrysler Binası tüm görkemiyle parlamaktadır ancak Lucy’nin odasında bambaşka bir atmosfer vardır: Uzun yıllardır görmediği annesi, aniden ziyaretine gelmiştir.

İki kadın, beş gün ve beş gece boyunca aralıksız konuşur. Ancak bu, bir “hasret giderme” sohbetinden çok daha fazlasıdır.

  • Bir yanda geçmişin yoksulluk kokan gölgeleri,
  • Öte yanda her iki tarafın da ellerinde sakladığı suçluluk duyguları,
  • Ve ne kadar anlatırlarsa anlatsınlar, bir türlü kapanmayan o devasa mesafe…

Strout, bu iki kadının paylaştıkları üzerinden; anneler ve kızları arasındaki o çözülemeyen düğümleri, sınıf ayrımının ruhlarda bıraktığı derin izleri ve yalnızlığın farklı tonlarını ustalıkla işliyor.

Ambiyans: Bu Kitabı Okurken Sahneyi Hazırlayın

Lucy Barton’un dünyasına girmek, sessiz ama derin bir nehirde yüzmek gibidir. Bu deneyimi tam anlamıyla hissetmek için size küçük bir “Manhattan Gecesi” atmosferi önerim var:

Müzik: Arka planda Nils Frahm’ın Says parçası veya Max Richter’ın o hüzünlü piyano tınıları yankılansın. Şehrin uzak gürültüsünü andıran bu minimalist sesler, Lucy’nin iç dünyasıyla harika bir uyum yakalayacaktır.

Işık: Sadece okuma koltuğunuzu aydınlatan loş, sarı bir ışık. Odanın geri kalanı, Lucy’nin geçmişi gibi gölgede kalsın.

Hava: Pencerenizi hafifçe aralayın; içeri giren o hafif serinlik, bir hastane odasının ferah ama mesafeli havasını hatırlatsın.

Neden Okumalısınız?

Lucy Barton artık edebiyatın ölümsüz karakterlerinden.BOOKER JÜRİSİ

Elizabeth Strout, bir şiir yoğunluğundaki bu anlatısıyla, aile dediğimiz o karmaşık yapının şefkatle değil, bazen bilgelik ve keskin bir sezgiyle örüldüğünü kanıtlıyor. Eğer;

  • İnsan ilişkilerinin inceliklerini keşfetmeyi seviyorsanız,

  • “Sıradan” bir hayatın ardındaki “olağanüstü” derinlik ilginizi çekiyorsa,

  • Sanatın ve anlatmanın iyileştirici gücüne inanıyorsanız,

“Benim Adım Lucy Barton”, kütüphanenizin en nadide parçalarından biri olacak.

Keyifli ve derin okumalar dilerim!

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3