Londra’nın günlük telaşının tam kalbinde, her gün üzerinden geçtiğimiz ama nadiren gerçekten duyduğumuz o metalik ve tekinsiz dünyaya dair sarsıcı bir duyuruyla karşınızdayım. Şubat ayının sonunda, Guildhall Art Gallery’nin tarihi duvarları, ressam Jock McFadyen’ın devasa tuvalleri ve Pogues grubundan tanıdığımız müzisyen Jem Finer’ın gıcırdayan, inleyen ses kayıtlarıyla birleşerek şehri bir fever dream atmosferine sokacak.
“Underground (and Surface)”, Londra metrosunun sadece bir ulaşım ağı değil; yaşayan, nefes alan, paslanan ve sürekli gürültü çıkaran mekanik bir organizma olduğu fikrinden yola çıkıyor.
Yeraltının Sessiz Çığlığı: İnsansız Bir Metropol
McFadyen’ın ilk kez 1990’larda sergilenen efsanevi “Underground” serisi, bu kez Jem Finer’ın ses yerleştirmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Bu resimler, alışık olduğumuz kalabalık metro sahnelerini değil; insansızlaştırılmış, endüstriyel detaylara odaklanmış “liminal” alanları tasvir ediyor.
-
Bank İstasyonu’nun Çözünüşü: Sanatçı, ikonik istasyon tabelalarını ve mimari yapılarını eriterek izleyiciyi tanıdıklık ile yön duygusunu yitirme arasında bir gerilimde bırakıyor.
-
Sarı Işıkların Melankolisi: Aldgate East platformunun o hastalıklı sarı floresan ışıklar altındaki ıssızlığı, şehrin yeraltı hafızasındaki o tekinsiz boşluğu yüzümüze çarpıyor.
-
Mekanik Dokular: Central Line’ın tavan kesitleri, raylar, borular ve graffiti kaplı dış yüzeyler; bakmayı reddettiğimiz o “kaba” estetiği merkeze alıyor.
Duyusal Deneyim: Kuzey ve Merkez Hatlarının “İnlemesi”
Jem Finer, Northern ve Central hatlarında gerçekleştirdiği alan kayıtlarıyla, McFadyen’ın tuvallerini statik birer görüntü olmaktan çıkarıp nefes alan bir yapıya dönüştürüyor. Finer, günlük hayatımızda sadece gürültü olarak algıladığımız o mekanik seslerin, aslında yeraltı mağaralarının kendi melodisi olduğunu savunuyor. Bu sergide resme bakarken duyacağınız gıcırtılar ve sürtünme sesleri, sergi çıkışında bineceğiniz metroda çok daha farklı bir anlam kazanacak.
Yüzeydeki Gerilim: Gökyüzü Bir Tavan Olursa
Serginin “Surface” kısmı, yeraltındaki o kasvetli atmosferin yer yüzündeki izdüşümlerini inceliyor. Jock McFadyen, her yeraltı tablosuna karşılık gelen yeni bir yer üstü manzarası ekleyerek şehrin iki katmanlı yapısını tamamlıyor.
McFadyen için yer yüzü her zaman bir kurtuluş değil; bazen Three Colts Lane’deki gibi, gri bulutlar şehrin üzerine çöken ikinci bir tavan görevi görüyor.
Ziyaret Rehberi
Guildhall Art Gallery’nin sunduğu bu “pay what you can” sergisi, 2026’nın ilk yarısında Londra’nın en çok konuşulan sanatsal deneyimlerinden biri olmaya aday.
-
Tarih: 27 Şubat – 20 Eylül 2026
-
Mekân: Guildhall Art Gallery, City of London
-
Önemli Not: Sergi, Jock McFadyen ve Jem Finer’ın kolektif bir disiplinlerarası başarısıdır.
Londra metrosunun o alışık olduğumuz mekanik gürültüsünün, sanatın diliyle nasıl bir “modern ağıta” dönüştüğünü keşfetmek için bu sergi harika bir durak.