iros.gallery’de “Resilience” Sergisi

TowerBerlinSokak2 saat önce15 Tıklanmalar

Biri yüzeyi kazıyarak hırpalıyor, diğeri boyayla tamamen doyuruyor. Berlin Charlottenburg’da henüz taze sayılan, Kasım 2025’te kapılarını açan iros.gallery, ilk yılının en dikkat çekici sergilerinden biriyle karşımızda: Resilience (Direnç). 21 Haziran 2026 tarihine kadar izlenebilecek bu sergi, iki bambaşka coğrafyadan iki sanatçıyı, Seul’den Byeonghyeon Jeong’u ve Tel Aviv’den Natalia Zourabova’yı yan yana getiriyor. Karşımızdaki duruş; Kore’nin geleneksel kâğıt dokusuyla, Moskova’nın iç mekân hafızasının aynı odada buluşma hikâyesi.

Dövme Makinesiyle Parçalanan Lifler ve İyileşme Ritüeli

Jeong’un üretim süreci, fiziksel emeğin başrolde olduğu derin bir meditasyon gibi işliyor. Sanatçının sabırlı ve katmanlı tekniği şu aşamalardan geçiyor:

  • Doğal Pigmentler: Ohapji adı verilen geleneksel Kore kâğıdına doğadan toplanan renkler dökülerek ve fırçalanarak katmanlar halinde uygulanıyor.

  • Liflerin Parçalanışı: Hazırlanan bu hassas yüzey, dakikada 20.000 ila 25.000 titreşim üreten bir dövme makinesiyle hırpalanarak kâğıdın yapısı parçalanıyor.

  • Belirsiz Manzaralar: Altta gizlenen tonlar yırtılarak üste çıkıyor, kalan renklerle çarpışıyor ve tamamen tahmin edilmesi imkânsız yüzeyler doğuyor.

2024’teki Almanya sanatçı programı sırasında Goethe’nin Renk Teorisi’ne yönelen sanatçı için bu ağır bedensel emek, kaybettiği bir ortağının ardından tuttuğu yası şifalandıran bir iyileşme ritüeline dönüşmüş. Üstelik sürecin sonu tamamen açık uçlu; Jeong tuvalin karşısına geçtiğinde ne elde edeceğini hiçbir zaman tam olarak kestiremiyor.

Teatral Bir İştah: İç Mekânı Sahneye Dönüştürmek

Natalia Zourabova ise tam tersi bir kutuptan yaklaşıyor tuvale; onun fırça darbelerinde tamamen teatral bir iştah var. Geçmişindeki tiyatro tasarımı eğitimi, yaptığı resimlerdeki odaları ve evleri pasif birer arka plan olmaktan çıkarıp canlı birer temsil alanına dönüştürüyor.

Zourabova’nın dünyasında mobilyalar sert birer geometriye, ışık yoğun renk alanlarına, insan figürleri ise birer sahne aksesuarına evriliyor. Sanatçının 150 × 150 cm boyutlarındaki Girl with a Letter (2025) isimli çalışması, bu evrimin tüm gerilimini üzerinde taşıyor; gündelik ve tanıdık olanın içinde biriken o patlama enerjisini dürüstçe hissediyorsunuz.

Biri yüzeyi kazıyarak gerçeği buluyor, diğeri ise boyaya doyurarak yeni bir gerçeklik inşa ediyor.

İkisi de malzemeyi ve kendi sanatsal dilini sonuna kadar zorlayarak sisteme direniyor. iros.gallery’nin bu iki farklı ve güçlü sesi aynı çatı altında buluşturma kararı, mekânın henüz ilk yılında yakaladığı o olgun küratöryel refleksi kanıtlar nitelikte. Sergi, 21 Haziran’a kadar Charlottenburg’da sakin bir gün ayırıp bu iki tezat dünyayı hissetmek isteyenleri bekliyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3