
Sevgili edebiyatseverler, zihin labirentlerinde kaybolmayı seven okurlar, merhabalar!
Bugün masamızda, adıyla bile tekinsiz bir merak uyandıran, Türk edebiyatının son dönemdeki en özgün psikolojik kurgularından biri olmaya aday bir eser var: Berker Berki’nin kaleme aldığı ve Motto Yayınları etiketiyle 2025’in ilk günlerinde raflardaki yerini alan “Doppelganger”.
“Doppelganger” terimi, edebiyat ve sinemada genellikle tekinsiz ikiz veya kötücül kopyalanma temalarını işlemek için kullanılır. Ancak Berker Berki, bu kadim temayı alıp modern bir evlilik trajedisinin ve çözülen bir gerçekliğin tam kalbine yerleştiriyor.
Romanın kurgusu, okuru daha ilk sayfalardan itibaren bir zihin bilmecesi içine hapsediyor. Hikâyenin merkezinde, birbirine taban tabana zıt algılarla yaşayan bir karı-koca var:
Adamın Penceresinden: Karısının yerini ona tıpatıp benzeyen, her detayıyla aynı ama aslında yabancı olan bir kadının aldığına inanıyor. Bu, Capgras Sendromu’nu andıran sarsıcı bir yabancılaşma hikâyesine dönüşüyor.
Kadının Penceresinden: Her şey bir oyun. Evliliklerini o eski heyecanına kavuşturmak için başlattıkları, kurallarını beraber koydukları bir rol yapma süreci.
Peki, kim haklı? Gerçeklik nerede bitiyor, kurgu nerede başlıyor? Berker Berki, okuru bir hakem koltuğuna oturtmak yerine, her iki karakterin de habersizce aynı hikâyede nasıl kaybolduğunu ustalıkla anlatıyor.
Psikolojik Derinlik: Roman, sadece bir gerilim hikâyesi değil; aynı zamanda ötekini ve kendini anlamaya dair derin bir felsefi sorgulama sunuyor.
Çözülen Gerçeklik: Yazar, olay örgüsünü öyle bir titizlikle örmüş ki, sayfalar ilerledikçe okur olarak kendi gerçeklik algınızın da sarsıldığını hissediyorsunuz.
Evlilik ve Rol Yapma: Modern ilişkilerdeki yabancılaşmayı, en yakınınızdaki kişinin aslında bir yabancı olması korkusu üzerinden sarsıcı bir şekilde işliyor.
Eğer Christopher Nolan filmlerindeki gibi katmanlı kurgulardan hoşlanıyorsanız, Jose Saramago‘nun Kopyalanmış Adam’ındaki o tekinsiz atmosferi sevdiyseniz veya insan zihninin karanlık köşelerinde bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, “Doppelganger” sizin için ideal bir seçim olacak.
❝
Kendini ve ötekini anlamaya dair bir zihin bilmecesi… Gerçeklik çözülürken, birbirlerinden habersiz iki karakter aynı hikâyede kaybolur.
❞
Berker Berki, 353 sayfa boyunca tempoyu hiç düşürmeden, bizi en iyi tanıdığımızı sandığımız kişi aslında kim? sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu kitap bittiğinde, yanınızdaki kişiye ya da aynadaki aksinize bir an için kuşkuyla bakmanız işten bile değil.
Keyifli ve zihin açıcı okumalar dilerim!






