
Eskişehir’in dondurucu Ocak havasında, Odunpazarı’nın o kendine has ahşap dokusuyla sarmalanmış OMM (Odunpazarı Modern Müze) binasına sığınıyoruz. Müzenin gün ışığını içeriye ustalıkla davet eden koridorlarında, şu sıralar plastiğin sadece bir atık değil, yaşayan ve dönüşen bir alfabe olduğuna tanıklık ediyoruz. Berlin merkezli sanatçı Daniel Knorr’un imzasını taşıyan “Calligraphic Wig”, malzemenin en ham ve hatalı hallerini birer başyapıta dönüştürüyor.
Knorr’un bu yerleştirmesi, bir sanatçının atölyesinden ziyade Hong Kong’daki plastik geri dönüşüm fabrikalarının gürültüsünde filizlenmiş. “Calligraphic Wig”, makinelerin ritminin aksadığı, üretimin sekteye uğradığı o kontrol dışı anlarda kendiliğinden donup kalan formları odağına alıyor.
Bu “hatalı” plastik kütleler;
Bazen henüz çözülememiş bir uygarlığın kaligrafik harflerine,
Bazen derin denizlerin en karanlık noktasında yaşayan organik canlılara,
Bazen de uzak bir gezegenden dünyaya düşmüş kozmik kalıntılara benziyor.
Sanatçı, endüstriyel bir artığı sadece sergilemekle kalmıyor; ona bir kimlik ve estetik bir ağırlık kazandırıyor.
Yerleştirmenin en çarpıcı yanlarından biri, parçaların üzerindeki renk seçimi. Knorr, bazı formları 1970’lerden günümüze otomobil sanayiinde kullanılan spesifik renklerle kaplamış. Bu tercih, sergiyi sadece çevresel bir sorgulama olmaktan çıkarıp sanayi üretimi ve tüketim tarihi arasında kronolojik bir bağa dönüştürüyor.
Diğer tarafta, hiçbir müdahalede bulunulmadan doğal formlarında bırakılan parçalar ise plastiğin o tekinsiz ama büyüleyici ham gücünü sergiliyor. Bu tezatlık, izleyiciyi malzemenin dönüşüm süreciyle ne kadar “organik” olabileceği üzerine bir paradoksa sürüklüyor.
“Calligraphic Wig”, izleyiciye sadece görsel bir haz vaat etmiyor; bizi üretim fazlası, atık malzeme ve ekolojik ayak izimizle yüzleşmeye davet ediyor. Sanatçı, makinelerin “hata” olarak gördüğü o rastlantısal anları yücelterek, estetik ile etik arasındaki sınırları bilinçli bir şekilde bulanıklaştırıyor.
Mekân: Odunpazarı Modern Müze (OMM), Eskişehir
Tarih: 25 Ekim 2025 — 21 Mart 2026
Bu sergi, 21 Mart’a kadar Eskişehir’de sanata ve doğaya dair yeni bir dil arayanları bekliyor. Modern dünyanın en büyük sorunu olan plastiğin, bir sanatçının elinde nasıl büyüleyici bir şiire dönüştüğünü görmek için harika bir fırsat.






