
VORFLUTER, 24 Nisan – 16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Emma Resch ve Jared Cobain’in varoluş, hafıza ve formun geçiciliği üzerine inşa ettikleri ortak sergisi “Valency”ye ev sahipliği yapıyor. Sessiz bir odanın içinden yavaşça dışarıya doğru genişleyen bu sergi, var olma ve yok olma eşiğinde asılı kalmış parçaların geçici hizalanmalarını merkeze alıyor. Kimyasal bir evrimin durmak bilmeyen süreçlerini andıran bu etkileşim ağında zaman doğrusal bir şekilde akıp gitmiyor; aksine birikiyor, kendi üzerine katlanıyor ve sisteme yeniden dahil oluyor. Sabırlı ve dinleyici jestlerle yavaşça biriken katmanlar, geçmişin salt bir kanıtı olmak yerine, şu anın aktif katılımcıları olarak tortullaşıyor.
Sergi bağlamında ev kavramı, ne sabit bir köken ne de nihai bir varış noktası olarak ele alınıyor. Aksine, içinden geçen her şeyle sürekli olarak yeniden inşa edilen, tutarlılık sunarken aynı zamanda kendi istikrarsızlığını da ifşa eden muğlak ve akışkan bir yapı olarak tanımlanıyor. Bu akışkanlık içinde imge ve nesne, hafıza ve materyal, benlik ve öteki ortak bir geçicilik paydasında buluşuyor. Bağların kurulduğu, çözüldüğü ve bambaşka formlarda yeniden bir araya geldiği bu mekânda geriye sabit bir anlatı değil; yaşayan, nefes alan, sürekli evrilen kırılgan bir takımyıldız kalıyor.
Bu yaşayan sistemin mekânsal anatomisini, Emma Resch’in devam eden “Cluster” (Küme) serisi şekillendiriyor. Sezgi, yabancılaşma ve tekrarın yönlendirdiği üretim sürecinde Resch, jestsel çizimlerini kesip yeniden birleştirerek bulunduğu ortama organik bir biçimde yanıt veren, mekâna özgü devasa kolaj enstalasyonları yaratıyor. ASPN Gallery ve Kunstraum Ortloff gibi mekânlardaki pratiğiyle tanınan sanatçı, parçalanmış formları mekânın mimari dokusuna adeta evrilen bir organizma gibi işliyor.
Jared Cooper Cobain ise bu yapıya, hafızanın değişken ve parçalı doğasına odaklanan derinlikli bir “resimsel arkeoloji” ile karşılık veriyor. Katmanlandırma, silme ve yeniden işleme süreçleriyle şekillenen eserleri, izleyicinin görsel algısını kasıtlı olarak istikrarsızlaştırıyor ve anıların o ele avuca sığmaz doğasını tuvale taşıyor. Resch’in mekânsal müdahaleleri ile Cobain’in tuval üzerindeki zamansal kazılarının yarattığı bu görsel sinerjiye, “kaosu kucakla, nazik ol, sürece güven” felsefesiyle üretim yapan juli dot fun‘ın elektronik tınıları eşlik ediyor ve serginin çok boyutlu, yaşayan evrenini tamamlıyor.






