
Shiota’nın sanatsal pratiği, nesnenin fiziksel varlığı ile onun temsil ettiği metafiziksel boşluk arasındaki gerilimi temel alır. “Dünyalar Arasında”, İstanbul’un Asya ve Avrupa arasındaki “ara bölge” (in-betweenness) olma vasfını, sanatçının kendi biyografik göç deneyimiyle sentezlemektedir. Karaköy Limanı’nın tarihsel “liman” işlevi, eserde hem bir kalkış noktası hem de bir varış durağı olarak fenomenolojik bir zemin teşkil eder.
Sergide kullanılan her bir materyal, toplumsal ve bireysel hafızanın inşasında kritik birer gösterge (signifier) rolü üstlenmektedir:
Kırmızı İplik Ağları: Sanatçının en karakteristik ifade aracı olan kırmızı iplikler, somatik bir sürekliliği; damarlardaki kanı ve yaşamın akışını simgeler. Mekânı bir koza gibi saran bu ağlar, anıların, duyguların ve insan hikâyelerinin birbirine eklemlendiği karmaşık bir sinaptik ağ kurgulamaktadır.
Bavullar: Yerleştirmede yer alan bavullar, Marc Augé’nin kavramsallaştırdığı “yer-olmayan” (non-place) alanların taşıyıcılarıdır. Her bir bavul, bireysel bir özneyi temsil ederken; içlerinde taşıdıkları somut nesnelerin ötesinde, göçün, hasretin ve kimlik arayışının kolektif yükünü sembolize etmektedir.
Shiota, izleyiciyi sadece pasif bir gözlemci olarak değil, yapıtın mekânsal bütünlüğünü tamamlayan aktif bir unsur olarak konumlandırır. İplikler vasıtasıyla yaratılan bu görsel ağ, insanın iç dünyasındaki psişik labirentlerin bir projeksiyonudur. Sergi, zaman ve mekân mefhumlarını askıya alarak, izleyiciyi kendi varoluşsal sınırları ve aidiyet pratikleri üzerine spekülatif bir tefekküre davet etmektedir.
Sanatçı: Chiharu Shiota
Sergi Adı: Dünyalar Arasında
Mekân: İstanbul Modern, Beyoğlu
Eleştirel Not: Chiharu Shiota’nın “Dünyalar Arasında” yerleştirmesi, küresel göç politikaları ve bireysel hafıza arasındaki geçirgenliği estetik bir dille mühürlemektedir. Serginin kapanışına yaklaşırken (25 Ocak 2026), bu kozmik ağın içinde fiziksel bir deneyim yaşamak, çağdaş sanatın ontolojik sorularına tanıklık etmek adına elzemdir.






