
Taşınmak, sadece eşyaları kolilemek değildir; bazen kalbinizin bir parçasını o eski mahalle bakkalında, sokağın köşesindeki ağacın gölgesinde bırakmaktır. Timaş Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan, Büşra Ümmühan’ın kaleminden çıkan “Mavinin Kıyısında”, tam da bu yarım kalmışlık hissinin üzerine inşa edilmiş sıcacık bir büyüme hikâyesi.
144 sayfalık bu naif roman, çocukluğun en büyük fırtınalarından birini —yer değiştirmeyi— denizin sakinleştirici gücüyle harmanlıyor.
Hikâyemizin kahramanı Nil, kendini yeni taşındıkları şehirde devasa bir okyanusun ortasında, pusulasız kalmış bir sandal gibi hisseder. Arkadaşları, anıları ve oyun sahası geride kalmıştır. Kalbi hâlâ eski mahallesinin ritmiyle atarken, bu yeni yerin yabancı seslerine alışmak onun için hiç de kolay değildir.
Ancak hayat, Nil’in karşısına beklenmedik rehberler çıkarır:
Balıkçı Amcası: Denizin dilini bilen, sessizliğin içindeki huzuru Nil’e fısıldayan bir bilge.
Gizemli Bir Karabatak: Nil’in yalnızlığına ortak olan, gökyüzü ile suyun birleştiği o ince çizgide ona yoldaşlık eden kanatlı bir dost.
Nil, amcasıyla çıktığı şafak vakti yolculuklarında sadece balıkların peşine düşmez; aynı zamanda öfkesini, özlemini ve yeni başlangıçlara duyduğu o çekingen merakı keşfettiği bir iç yolculuğa yelken açar.
❝
Mavinin Kıyısında, sadece bir “yeni yere alışma” hikâyesi değil; duyguların da tıpkı deniz gibi bazen dalgalı, bazen sütliman olabileceğini anlatan zarif bir kabulleniş metni. > ❞
Eğer çocuğunuz ya da siz şu sıralar ait olamama hissiyle boğuşuyorsa veya bir vedanın ardından yeni bir merhaba demenin zorluğunu yaşıyorsa, Nil’in hikâyesi bir liman görevi görecektir. Büşra Ümmühan, doğanın iyileştirici gücünü ve bir hayvanla kurulan sessiz bağın ne kadar onarıcı olabileceğini duru bir dille anlatıyor.






