
Apartman No:26’nın Berlin katında perdeler, modern sinemanın ve görsel sanatların en gizemli zihinlerinden biri için aralanıyor: David Lynch.
Pace Gallery, 29 Mart 2026’ya kadar sürecek olan bu özel seçkiyle, Lynch’in sadece bir yönetmen değil, her şeyden önce bir ressam ve “maddi gerçeklik” avcısı olduğunu hatırlatıyor. Eğer siz de Twin Peaks’in o huzursuz edici atmosferini ya da Eraserhead’in endüstriyel kabuslarını seviyorsanız, bu sergi size o dünyaların ham maddesini, kokusunu ve dokusunu vaat ediyor. Lynch’in Berlin ile olan köklü bağına da selam duran bu sergi, sanatçının 2026 sonbaharında Los Angeles’ta gerçekleşecek dev retrospektifinin de müjdecisi niteliğinde.
Lynch’in yaratıcı yolculuğu kamera arkasında değil, tuval başında başladı. 1960’ların sonunda Philadelphia’da resim eğitimi alırken, tablonun dışına taşma arzusu onu ilk multimedya işi olan “Six Men Getting Sick (Six Times)” (1967) üretmeye itti. Bu çalışma, projeksiyonun resimle birleştiği, Lynch’in “hareketli tablo” kavramını ilk kez ete kemiğe büründürdüğü andır.
Bu sergideki işler, Lynch’in o günden bugüne koruduğu “malzemeyle kurduğu fiziksel bağ” üzerine odaklanıyor. Resimlerindeki Surrealist dil, sadece bir görsel üslup değil; metinler, hikâyeler ve o bitmek bilmeyen “tekinsizlik” hissiyle örülü bir bilinçdışı kazısı.
Lynch için Berlin, sadece bir başkent değil, bir ilham deposu. Serginin en heyecan verici bölümlerinden biri, sanatçının 1999 yılında Berlin’in terk edilmiş endüstriyel sahalarında çektiği “Fabrika Fotoğrafları” serisi.
Estetik Çürüme: Kırık pencereler, ağır makineler, dev bacalar… Lynch, bu yıkımın içinde bir güzellik buluyor.
Duygusal Aura: Bu fotoğraflar sadece birer belge değil, şehrin geçmişindeki melankoliyi ve endüstriyel gürültünün yerini alan o sağır edici sessizliği yakalıyor.
Sergi alanında dolaşırken Lynch’in sadece görüntüyü değil, o görüntünün içinde yaşadığı “atmosferi” de nasıl tasarladığını göreceksiniz.
Lynch Tasarımı Çerçeveler: Sanatçının kendi tasarladığı çerçevelerin içindeki suluboyalar; o meşhur mürekkep mavileri, patlayan sarılar ve kan kırmızısı tonlarıyla karşımıza çıkıyor.
Heykelsi Işıklar: Çelik, reçine, alçı ve ahşaptan yapılan üç adet devasa lamba heykeli, galeriye Lynch filmlerinden fırlamışçasına “tekinsiz bir aydınlatma” yayıyor. Bu objeler, fiziksel birer eşya olmaktan çok, Lynch’in kurguladığı o karanlık evrenlerin birer parçası gibi.
Sergi Bilgileri:
Sanatçı: David Lynch
Mekân: Pace Gallery, Berlin
Tarih: 29 Mart 2026 tarihine kadar
Önemli Not: 1999 Berlin fotoğrafları ve sanatçının kendi tasarımı olan aydınlatma heykelleri ilk kez bu kadar odaklı bir şekilde sunuluyor.
David Lynch’in bu çok katmanlı dünyasından ayrılmadan önce, galerinin o loş köşelerinde bir an durun; belki de Lynch’in o meşhur fısıltılarını duyabilirsiniz.






