
Mamali Shafahi ve Domenico Gutknecht, “Art Palma Brunch 2026″nın 20. yılı kapsamında bizleri büyüleyici bir bahçeye davet ediyor. Baró Galeria, 25 Mayıs’a kadar devam edecek olan “Tales from the Garden” sergisi, baharı sadece bir mevsim değil, sembolik bir dönüşüm alanı olarak karşılıyor.
İkilinin devam eden “Eternal Rest” (Ebedi İstirahat) döngüsünün bir parçası olan bu sergi, bahçeyi geçişsel ve sembolik bir uzam olarak kurguluyor. Burada karşımıza çıkan her figür, her hayvan ve her nesne; bellek ile hayal edilen dünyalar arasında bir köprü kuruyor.
Disiplinlerarası Anlatı: Resim, heykel ve sürükleyici enstalasyonları bir araya getiren ikili, her bir eseri devasa bir hayali peyzajın parçası haline getiriyor.
Hibrit Bir Dil: Görsel dil; İran cennet bahçeleri ve minyatür sanatından, Orta Çağ Avrupa folkloruna, peri masallarına ve dini ikonografiye kadar uzanan geniş bir referans ağından besleniyor.
Maddesellik ve Belirsizlik: Dokunsallık ve anlatıdaki muğlaklık, bu hibrit dili şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bu sergi sadece Mallorca ile sınırlı kalmayan, küresel bir sanatsal diyaloğun parçası. “Tales from the Garden”, ikilinin Art Dubai 2026’da gerçekleşecek olan kişisel sunumlarıyla doğrudan bağlantılı; yani aynı kavramsal evren farklı coğrafyalarda yankılanmaya devam ediyor.
“Shafahi ve Gutknecht, bireysel çalışmaların hayali bir manzaranın fragmanları olarak göründüğü ortak bir çevre yaratıyorlar.”
Baró Mallorca’nın bu büyüleyici atmosferi, bizi sadece bitkilerin değil, masalların ve hibrit varlıkların filizlendiği bir dünyaya davet ediyor.
Sizce bir bahçenin hem İran minyatürlerine hem de Avrupa folkloruna aynı anda ev sahipliği yapması, farklı kültürlerin “cennet” veya “huzur” algısındaki gizli ortaklıkları mı yoksa bu iki dünyanın kaçınılmaz çatışmasını mı simgeliyor?






