Anıtsal Bir Başkaldırı: JAŠA: THE MONUMENTS | CHAPTER 16 | POETIC JUSTICE

LemonSokakBerlin1 saat önce3 Tıklanmalar

Komşu, haberi sana okumamı ister misin?

Berlin’in dondurucu Şubat rüzgarları Luckenwalder Straße’de eserken, Kühlhaus Berlin’in devasa endüstriyel atmosferi, modern sanatın en radikal ve etkileyici seslerinden biriyle yankılanmaya hazırlanıyor. Dünyaca ünlü Sloven sanatçı JAŠA (Mrevlje-Pollak), dört yıldır devam eden devasa projesinin sondan bir önceki halkası olan “The Monuments | Chapter 16 | Poetic Justice” (Anıtlar | 16. Bölüm | Şiirsel Adalet) ile 6 Şubat 2026 akşamı izleyiciyi sadece bir sergiye değil, yaşayan bir organizmanın parçası olmaya davet ediyor. Sanatın sadece gerçekliği yorumlamakla kalmayıp, onu aktif olarak yeniden inşa ettiği bu “Gesamtkunstwerk” (bütüncül sanat eseri), izleyiciyi pasif gözlemci koltuğundan indirip duygusal bir dedektife dönüştürüyor.

Pasifliğin Reddi: Şiirsel Adalet Bir “Mutlu Son” Değildir

JAŠA için “Poetic Justice” kavramı, edebiyattan alışık olduğumuz o naif ödüllendirme sistemi değil; aksine radikal bir mevcudiyet ve ödün vermeyen bir sanatsal duruştur. Sanatçı, dört yıldır süren kavramsal birikimini burada geri dönülemez bir eyleme dönüştürüyor. Sanatın asimetrik ve çoğu zaman adaletsiz olan dünyayla kafa kafaya çarpıştığı bu noktada adalet; kırılganlık, karşılıklı şefkat ve hayal gücü üzerinden yeniden tanımlanıyor.

“Benim için Şiirsel Adalet mutlu bir son değil, radikal bir mevcudiyettir. Sanatçının pazarlığı bıraktığı ve kaçınılmaz bir gerçeklik yaratmaya başladığı andır. Bu, cildin, kalbin ve hayal gücünün adaletidir; korkularımızla değil, yarattıklarımızla tanımlanmayı talep eder.” — JAŠA

Üç Katlı Bir Deneyim: Defragmante Edilmiş Bir Senaryo

Kühlhaus Berlin’in üç katına yayılan bu devasa yerleştirme ve süreli performans (18:00 – 22:00), izleyiciyi doğrusal olmayan bir anlatının içine hapseder. Resimler, enstalasyonlar, video ve ses çalışmalarından oluşan bu “parçalanmış senaryo” içinde her ziyaretçi kendi “duygusal film müziğini” kurgular.

  • Mekan ve Katlar: Ziyaretçiler katlar arasında özgürce hareket edebilir, sanat eserleri ve performans sanatçılarıyla etkileşime girebilir.

  • Döngüsel Performans: Birinci katta gerçekleşen ana performans, üç ardışık döngü (loop) halinde sunularak zamanın ve mekanın sınırlarını bulanıklaştırır.

  • Kolektif Yapı: JAŠA’nın vizyonu etrafında şekillenen proje; Mattias Gimigliano’dan Patricija Crnkovič’e uzanan kalabalık bir performans ekibi ve KALU’nun müzikal dokunuşlarıyla dev bir toplumsal pratiğe dönüşür.

Mekanın Hafızası: Kühlhaus Bir Yaşayan Tuval Olarak

“The Monuments” projesinin en sarsıcı kararlarından biri, beş yıllık döngüsü boyunca tek bir mekana, Kühlhaus Berlin’e sadık kalmasıdır. JAŠA, bu binanın mimari hacmini adeta dev bir “yaşayan tuval” gibi kullanır. Mekanın değişkenlerine hakimiyeti, sanatçıya bir ressamın spontanlığıyla müdahale etme şansı tanır. Ses, ışık ve performansın birer dekor değil, eserin temel taşıyıcıları olduğu bu süreçte; korku ve direnç hafızası kalıcı bir mevcudiyete evrilir.

Bu etkileyici akşamda sanatın sadece izlenen değil, “yaşanan ve katlanılan” bir alan olduğunu deneyimlemek için girişler saat başı (18:00, 19:00, 20:00, 21:00) yapılacaktır. 2026’nın bu en iddialı performanslarından birinde, kendi duygusal haritanızı çıkarmaya hazır mısınız?

Foto Carolina Genoni

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3