Aklın ve Deliliğin Haritası: SANATORIUM’da Ludovic Bernhardt ile “Soytarı Şapkasında Dünya”

TowerİstanbulSokak6 saat önce5 Tıklanmalar

Beyoğlu’nun o kendine has enerjisiyle sarmalanmış Abdussalah Sokak’ta, rasyonel dünyanın sınırlarını ihlal eden, tekinsiz olduğu kadar şiirsel bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz. SANATORIUM, Fransız sanatçı ve akademisyen Ludovic Bernhardt’ın “Soytarı Şapkasında Dünya Haritası” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 7 Şubat’a kadar sürecek olan bu sergi, bizi “bilge deli” (homo sapiens demens) olarak tanımlanan insan doğasının labirentlerine davet ediyor.

1580’den Günümüze: Bir “Vanitas” Olarak Dünya

Serginin kavramsal omurgası, 1580 tarihli gizemli bir gravüre dayanıyor: Monde dans un tête de fou. Bu tarihi eser, yüzü bir dünya haritasıyla yer değiştirmiş bir saray soytarısını tasvir eder. Bernhardt, bu imgeyi bir başlangıç noktası olarak alarak, insanlığın dünyayı haritalar ve şemalar aracılığıyla kontrol etme arzusundaki o trajikomik ahmaklığı sorguluyor.

Dört yüz yıl öncesinin bu “vanitas” (fânilik) vurgusu, Bernhardt’ın ellerinde çağdaş dünyanın kaotik temsillerine dönüşüyor. Sanatçı, geleneksel haritacılığın kesinliklerini yitirdiği bir çağda, aklın nerede bittiğini ve deliliğin nerede başladığını bulanıklaştırıyor.

Heterojen Bir Kaleidoskop: Fukushima’dan Ölü İnternet’e

Sergi, homojen bir bütünlük sunmak yerine, izleyiciyi bir ilişkiler dokusunun içine bırakıyor. Bernhardt’ın dünyasında nesneler, çözülmeyi bekleyen bir resfebeye (rebus) benziyor. Sergide bizi karşılayan bazı çarpıcı unsurlar şunlar:

  • Teknolojik Melankoli: Fukushima’da robotlar tarafından kaydedilen videolar ve “Ölü İnternet”ten (Dead Internet) süzülen ses kasetleri.

  • Absürt Dilbilgisi: Robotlar ve maymunlar için hazırlanmış bir dilbilgisi kitabı; iletişimin imkânsızlığına dair bir ironi.

  • Kozmik ve Finansal Şemalar: Petrol fiyatlarını takip eden soğuk finansal diyagramlar ile Mars yazısıyla işlenmiş yoga minderleri arasındaki absürt gerilim.

  • Duyarlı Nesneler: Akıllı telefonların dijital gürültüsünü dinleyen bir kaktüs ve internet sonrası hüznü temsil eden bir yapboz.

Görsel Sanat ve Şiirsel Yazın Arasında Bir Melezleşme

Ludovic Bernhardt, sadece bir görsel sanatçı değil, aynı zamanda bir şair ve araştırmacı. Bu sergi, sanatçının aynı isimli şiir el yazmasıyla paralel olarak gelişmiş. Bu durum, sergi mekanını sadece bir “izleme” alanı olmaktan çıkarıp, görsel imgelerle kelimelerin birbirine sızdığı bir “yazma” işine dönüştürüyor.

“Dünya mı daha aptal, yoksa onu temsil etmeye çalışan bizler mi?”

Bernhardt’ın sergisi, bu soruyu yanıtlamak yerine, çağdaş yaşamlarımızı şekillendiren o kolektif deliliği ifade eden estetik ve politik bir platform sunuyor.

Bu sergi, rasyonel haritaların güvenli limanlarından çıkıp, belirsizliğin ve şiirsel karmaşanın içinde kaybolmak isteyenler için Ocak ayının en çarpıcı duraklarından biri.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3