
Salzburg’un soğuk odalarında henüz beş yaşındayken tuşlara dokunan, sekizinde ilk senfonisini kağıda döken ve 35 yıllık ömrüne 600’den fazla ölümsüz beste sığdıran Wolfgang Amadeus Mozart, iki asrı aşkın bir sürenin ardından bu kez fiziksel sınırların ötesinde bir formla karşımıza çıkıyor. Beyoğlu Sahne’nin asırlık taş dokusu ve Sistine Şapeli’ni andıran fresklerinin altında, klasik müziğin zamansız ritmi yepyeni bir optik kurguyla kesişiyor.
Dünyada ilk kez izleyiciyle buluşmaya hazırlanan “Amadeus Mozart Hologram Müzikal Deneyimi”, kuru bir biyografi ya da yalnızca teknolojisiyle öne çıkan bir gösteri olmanın çok ötesinde. Pouya Fayazi’nin yazıp yönettiği yapım; üç boyutlu hologramlar ve mixed reality dünyasını, salonda yükselen canlı bir piano quintet icrasıyla kenetliyor. Havada beliren ışık katmanları ve dijital imgeler, keman ile viyolonselin ahşap gövdesinden yayılan sıcak akustikle birleştiğinde, sahne bir an için 18. yüzyıl Viyana’sı ile Mozart’ın zihninin iç içe geçtiği dinamik bir tuvale dönüşüyor.
Gösteri, dahi bestecinin saray salonlarındaki ilk yankılarından özel hayatının gölgede kalmış kıvrımlarına, tarihin seyrini değiştiren başyapıtlarından insan yanına uzanan bir hikâyeyi sahnede adım adım örüyor. Taş duvarlarda yankılanan notalar, canlı icranın ritmine göre şekillenen ışık tasarımıyla birleştiğinde izleyiciyi dışarıdan bakan bir göz olmaktan çıkarıp anlatının tam merkezine yerleştiriyor. Nota kâğıtlarının üzerindeki mürekkep, havadaki ışık kırılmalarıyla yeniden nefes alıyor.
Klasik repertuvarın hafızalara kazınan eserlerini, geçmişle geleceğin temas ettiği bir atmosferde yeniden dinleme imkânı sunan bu gösteri; 10, 18 ve 24 Ekim tarihlerinde Beyoğlu Sahne’de deneyimlenebilir.






