
Resim pratiğinde “zemin”, boyanın üzerine yerleştiği ilk katmandır; imge henüz şekil almamış, yalnızca üzerinde formun gelişeceği yalın bir yüzey belirmiştir. Erman Özbaşaran, Galeri Bosfor’da gerçekleşen dördüncü solo sergisi “Zemin”de, bu teknik terimi tuvalin fiziksel alt katmanı olmanın ötesine taşıyarak doğrudan resmin düşünme ve inşa biçimine dönüştürüyor. 10 Eylül – 10 Ekim 2026 tarihlerinde izlenebilen sergi, bitmiş bir manzara illüzyonu sunmak yerine, yüzeyin zaman içinde geçirdiği dönüşümü belgeliyor.
Özbaşaran’ın resim üretiminde tuval, yoğun bir astar uygulamasıyla önce kendi ham dokusunu kaybeder. Ardından gelen her fırça hamlesi, bant kalıntısı ya da boya taşması, yüzeye eklenen yeni bir katmandan ziyade, alttaki yapının içinde varlığını sürdüren birer hafıza izine dönüşür. Artefakt 53 (2026) gibi tuval üzerine yağlıboya çalışmalarda da izlendiği üzere sanatçı; yalın geometri, minimal müdahaleler ve renk katmanları aracılığıyla üzerinde yaşadığımız coğrafyanın, mimari detayların ve manzara imgelerinin izlerini yüzeyde biriktirir.
“Zemin”, bir yere bakmanın durağan sonucunu değil, o bakışın zamanla yüzeyde nasıl çökeltiler bıraktığını araştırıyor. İmgeler tamamlanmış bir sonuca varmak yerine, sürekli yeniden kurgulanan bir zemine dönüşüyor. Böylece zemin, resmin altında gizlenen pasif bir tabaka olmaktan çıkıp, sanatçının zihnindeki inşa sürecini ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi görünür kılan ana öğeye dönüşüyor.






