
Sheffield denilince akla çelik fabrikaları, puslu İngiliz havası ve tabii ki o hiç susmayan gitarlar gelir. Bu şehrin sokaklarında her zaman biraz kömür tozu, biraz da jangle-pop hüznü vardır. İşte The Kellows, tam da bu mirasın ortasından, o tanıdık Sheffield gitar geleneğinden filizlenen yeni bir ses. Ancak onlar, seleflerinin kabadayılığından veya hırçınlığından ziyade, çok daha sıcak, dürüst ve onarmaya yönelik bir tonla çıkıyorlar karşımıza.
Yeni şarkıları “I’ll Make It Right”, isminin taşıdığı o naif sözü müziğiyle de tutuyor. Şarkı bir itirafla başlayıp usulca bir marşa dönüşüyor. Olaylı bir ayrılığın ya da dramatik bir çöküşün gürültüsü yok burada; onun yerine kendiyle yüzleşmenin, hataları kabullenmenin ve bir şeyleri gerçekten düzeltme arzusunun o sakin ama kararlı yürüyüşü var.
Şarkının parıldayan gitar girişinden, usulca büyüyen o sıkı ritim bölümüne kadar her şey son derece net ve sıcak bir prodüksiyonla kurgulanmış. Vokallerin taşıdığı o içtenlik, dinleyiciyi mesafeli bir gözlemci olmaktan çıkarıp o masaya, o yüzleşme anına davet ediyor. Nakarat ise o anın yükünü tek başına taşımak yerine, herkesi omuzlarından tutup hafifçe yukarı kaldıran ortak bir rahatlama sunuyor.
Bu denli kalabalık bir indie sahnesinde, üstelik Sheffield gibi gitar müziği beklentisinin arşa değdiği bir şehirde sıyrılmak kolay değil. Ancak The Kellows’un o gösterişsiz samimiyeti ve sağlam şarkı yazarlığı, Birleşik Krallık’ın yeraltı yetenek radarı BBC Introducing‘in de dikkatinden kaçmamış durumda. Onlar, bağırmadan da bir marş yazılabileceğini, samimiyetin en güçlü alt-rock silahı olduğunu gösteren o yeni dalganın parçası.
*** Apartman No:26’dan ufak bir fısıltı: Eğer kırdığınız bir kalbi nasıl onaracağınızı bilemiyor, kendinizle girdiğiniz o sessiz hesaplaşmalara uygun, hüzünlü ama umut dolu bir gitar tınısı arıyorsanız, The Kellows sizin yerinize o ilk adımı atmış olabilir.
👉 The Kellows‘un Sheffield sokaklarından gelen bu sıcak sözüne kulak verin.






