Yu Nishimura ve Dislocation Sergisi

TowerLondraSokak12 saat önce48 Tıklanmalar

Kanagawa’da, kendi halinde küçük bir kentte yaşıyor ve her gün düzenli olarak stüdyosunun yolunu tutuyor. İstanbullu bir koleksiyoner, Paris’te bir galeri, Londra’da Sadie Coles, New York’ta David Zwirner… Çağdaş sanat dünyasının bu dev isimleri artık onun adını çok iyi biliyor; ancak Yu Nishimura, etrafında kopan bu büyük gürültüye karşı son derece sessiz ve mesafeli kalmayı tercih ediyor.

Sanat eleştirmeni Judith Benhamou’nun şu tespiti, sanatçının bu duruşunu son derece net özetliyor:

“Nishimura için önemli olan, yalnızlık ve resim eylemiyle kurduğu birebir ilişki — ki bu durum hem izleyici hem de kendisi için geçerli. Nishimura’nın işlerinde yalnızlık bir hüzün ya da sıkıntı kaynağı değil; aksine, paradoksal biçimde belirli bir esenlik duygusu doğuruyor.”

Benhamou’nun bu tanımı, Nishimura’nın tablolarının önünde geçirilen zamanın ruhuna da ayna tutuyor: Karşınızda sizi hiç de rahatsız etmeyen ama tekinsiz bir şekilde yerinizden eden bir şeyler var. Taşların yerine tam olarak oturmama hali, sanatçının bilinçli bir tercihi olarak tuvalden dışarı sızıyor.

Sessiz Bir Şiirsellik ve Fotoğrafik Hafıza

Nishimura’nın küresel yükselişini belirleyen unsur, günümüz sanat piyasasının sevdiği devasa ölçekler ya da şatafatlı gösteriler değil. Onun yerine tuvallerde derin, sessiz bir şiirsellik hâkim. Karşımızdaki işler, izleyiciye hazır ve derli toplu bir anlatı sunmaktan ziyade, doğrudan bir “ruh hali” çağrıştırmayı hedefleyen o köklü resim geleneğine dönüşü müjdeliyor.

Sanatçı, yağlıboya ve tempera gibi son derece geleneksel tekniklerle çalışıyor; fakat ilham kaynaklarının ağırlıklı olarak fotoğrafçılar olduğunu belirtiyor. Ortaya çıkan görsel dil; Japon animesinden ve sokak fotoğrafçılığından güçlü esintiler taşıyor. Tuvalle sürekli canlı bir diyalog içinde bulunan Nishimura; net figürleri, geniş renk alanlarını ve manzara kesitlerini üst üste bindirip bilinçli olarak ekseninden kaydırarak akışkan, rüya benzeri bir etki elde ediyor. Tuvallere yansıyan bu katmanlı imgeler, zihnimizde tıpkı uçucu ve bulanık anılar gibi beliriyor.

Yerinden Edilen Figürlerin Anatomisi

Serginin başlığı olan “Dislocation” (Yerinden Etme / Kayma), hem teknik hem de kavramsal katmanda kusursuz işleyen bir mekanizma. Nishimura’nın figürleri yerlerinde sabit durmuyor; sürekli kayıyorlar ve bir saniye önce gördüğünüz noktada artık tam olarak bulunmuyorlar. Tuvallerdeki bu silüetlerin pek çoğu bütünüyle izole görünürken, bir kısmının da doğrudan sanatçının kendi yüz hatlarını andırması dikkat çekiyor.

Sadie Coles HQ ile 2024 yılında başlayan iş birliğinin ardından, Mayıs 2025’teki New York David Zwirner çıkışı Nishimura’yı uluslararası sanat sahnesinin en ön saflarına taşımıştı. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında ise sanatçı, Paris’teki Lafayette Anticipations bünyesinde büyük bir retrospektif sergisiyle adından söz ettiriyor. Kanagawa’daki o küçük stüdyodan bu prestijli küresel listeye uzanan yol, hiçbir gürültü koparmadan, sessiz sedasız kat edildi.

Sadie Coles’un Kingly Street’teki bu büyük yaz sergisi, London Gallery Weekend coşkusunun tam ortasında kapılarını açıyor ve ağustos sonuna kadar devam ediyor. Şehrin yoğun turist kalabalığı yavaşça çekildiğinde, galerideki o bulanık ve akışkan figürler, kendi sessizlikleri içinde daha da derinleşecek.

📍 Mekân: Sadie Coles HQ, 62 Kingly Street, Londra

🗓️ Sergi Tarihleri: 12 Haziran – 22 Ağustos 2026

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3