In Minor Keys: Venedik Bienali’nde Sessizliğin ve İnceliğin Ritmi

LemonTerasSokakPano24 dakika önce11 Tıklanmalar

Venedik’in o labirentvari sokakları, bugün kapılarını halka açan 61. Venedik Sanat Bienali ile yeniden canlanıyor. Ancak bu yılki heyecan, alışık olduğumuz o büyük ve gürültülü sloganların ötesinde bir yere odaklanıyor. Küratör Koyo Kouoh, ‘In Minor Keys’ başlığı altında bizi çok daha mahrem, sessiz ve nazik anlara kulak vermeye davet ediyor. Giardini’den Arsenale’ye, şehrin ücra köşelerine yayılan pavyonlardan merkez binalara kadar her yerde bu yılın mottosu net: Sessizliğin gücüne ve incelikli müdahalelere odaklanmak.

 

 

 

Arsenale’nin Sessiz Fısıltıları

Arsenale’nin o devasa, tarihi gemi hangarlarında bu yıl minör bir melodi yankılanıyor. Küratör Kouoh’un kavramsal çerçevesi, devasa yerleştirmelerin arasında nefes alan o minicik cepleri öne çıkarıyor.

  • Kader Attia ve Uriel Orlow gibi isimler, onarım, hafıza ve bitkisel hikâyeler üzerinden serginin omurgasını kurarken; Alice Maher ve Berni Searle, bedenin ve tarihin sessiz yükünü taşıyan işleriyle izleyiciyi durup derin bir nefes almaya zorluyor.

  • Kemang Wa Lehulere’nin mimari müdahaleleri ise mekanın kendi belleğiyle nasıl konuşulabileceğine dair zarif birer ders niteliğinde.

Ulusal Pavyonlarda “İncelik” Yarışı

Bu yıl ulusal pavyonlar, Kouoh’un minör çağrısına oldukça disiplinli ve etkileyici yanıtlar vermiş:

  • İrlanda & Hindistan: İrlanda Pavyonu’nda Isabel Nolan, Hindistan’da ise Sumakshi Singh, kırılganlık ve şefkat temalarını adeta dantel gibi işleyen yerleştirmeleriyle öne çıkıyor. Singh’in işleri, orada olup olmadığı belli olmayan uçucu bir rüya gibi.

  • Almanya: Sung Tieu’nun analitik kesinliği ile Henrike Naumann’ın yakın tarihin mobilyaları ve dekoru üzerinden kurduğu o tuhaf nostalji, Alman Pavyonu’nu bu yılın en çok konuşulan duraklarından biri yapıyor.

  • Birleşik Krallık: Lubaina Himid, o meşhur renk paletiyle Britanya Pavyonu’na çok katmanlı, bilgece ve tam anlamıyla minör tonda ama derin izler bırakan bir hikâye anlatıcılığı getiriyor.

Pavyonlar Arası Çatışmalar ve Sürprizler

Bienalin en dikkat çekici anlarından biri, Rusya Pavyonu’nun önünde yaşandı. Pussy Riot’un pavyon önündeki o keskin varlığı, serginin sessiz tonuna politik bir ünlem işareti koyuyor. Öte yandan, Avusturya Pavyonu’nda Florentina Holzinger, bienalin genel küçülme ve yavaşlama eğilimine devasa bir prodüksiyonla meydan okuyor. Holzinger, minör olanın içinde majör bir şok yaratmanın peşinde.

Merkez Pavyon’da ise Walid Raad’ın kurgusal tarih anlatıları ve Daniel Lind-Ramos’un malzeme odaklı heykelleri, Venedik’in her yerinde hissettiğimiz o incelikli direniş ruhunu perçinliyor.

 

 

 

Ziyaret Notu

22 Kasım’a kadar sürecek olan bu maraton, Venedik’i sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda kolektif bir iyileşme ve dinleme mekânına dönüştürüyor. Kalabalıkların arasında, o minör anahtarları bulmak ve müziğin sessizleştiği yerdeki anlamı keşfetmek için bolca vaktiniz var.

 

 

📍 Yer: Giardini & Arsenale, Venedik

🗓️ Tarih: 9 Mayıs – 22 Kasım 2026

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3