Tarihin Yargı Odalarından Tuvale: Shaan Syed ve “The Judge’s Quarters”

TowerLondraSokak23 saat önce45 Tıklanmalar

Bir mimarinin hafızası, o duvarların arasında verilmiş kararların ve yaşanmışlıkların ağırlığını ne kadar süre taşıyabilir? Londra’daki Ab-Anbar Gallery’de açılan Shaan Syed’in “The Judge’s Quarters” başlıklı sergisi, tam da bu mekânsal ve tarihsel yükün etrafında şekillenen, çok katmanlı bir görsel araştırma sunuyor. Bugüne kadar ilk kez eksiksiz bir bütün olarak sergilenen bu anıtsal resim serisi, çıkış noktasını 18. yüzyıldan kalma eski bir İngiliz adliye binasından alıyor.

Bugün “Sessions Arts Club” adıyla bilinen popüler bir restorana ev sahipliği yapan bu yapı, aslında emperyal yönetimin ve hukuki otoritenin o soğuk, affetmez izlerini barındırıyor. Bir zamanlar sanıkların yargılandığı, cezalandırıldığı veya sömürgelere sürgüne gönderildiği; yargıçların ise duruşmalar arasında kendi özel odalarına çekildiği bir güç merkezi. Syed, 2021 yılında bu mekânda sergilediği soyutlanmış İslami minare resimlerinin ardından, İngiliz mimarisine içkin olan o sembolik ağırlıkla doğrudan yüzleşmeye karar vermiş.

Martin Kippenberger’in Paris Bar’ı, Patrick Caulfield’in Tandoori Restaurant’ı veya Henri Matisse’in Kırmızı Stüdyo’su gibi sanat tarihindeki o meşhur resmedilmiş iç mekânlar geleneğini kendi pratiğiyle kesiştiren sanatçı, bu adliye odasının mimarisini bütüncül bir şekilde tuvale yansıtmıyor. Aksine, mekânı acımasızca parçalıyor, panellere bölüyor ve son yıllarda işlerinin ana motifi hâline gelen kauçuk bitkisi formlarıyla kolajlıyor. Ortaya çıkan sonuç, kopyalanıp bozulmuş bir iç mekân algısıyla, desenli bir tekstil yüzeyi arasında gidip gelen o tekinsiz araf hissi.

Syed’in bu seride uyguladığı üretim süreci, kendi deyimiyle tam anlamıyla bir tersine arkeoloji. Alışılageldik kazıyarak bulma eyleminin aksine, o yüzeye materyal ekleyerek gizli olanı açığa çıkarıyor. Islak pigmentin üzerine kâğıt bastırarak ve boyayı çekip kaldırarak parçalanmış, kusurlu imgeler elde ediyor. Kâğıt yüzeyden ayrıldığında alttan fırlayan mavi pigment katmanları, tuvalde tersyüz edilmiş izler bırakıyor. Elde edilen bu yüzeyler daha sonra kesiliyor, yapıbozuma uğratılıyor ve yeniden birleştirilerek imgenin sınırlarını zorlayan yeni piktoral yapılar inşa ediliyor.

Hindistan, Pakistan, İngiltere ve Kanada arasında uzanan çoklu kültürel soykütüğünün kesişiminde duran Shaan Syed, pratiğinin merkezine hep o kritik soruyu yerleştiriyor: Görme eyleminin politikası nedir? Resmin ya da kendi tabiriyle işaretlerin nasıl üretildiğini, nasıl algılandığını ve her bakışta nasıl yeniden yorumlandığını sorgulayan bu analitik sergi, izleyiciyi sadece bir resmi değil, o resmin içinden süzüldüğü tarihi de okumaya davet ediyor.

Tarih, mekân ve form arasındaki bu yapıbozumcu diyalog, 24 Mayıs’a kadar Londra’daki Ab-Anbar Gallery’de izlenebilir.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3