
Philip Grözinger’in 68projects by KORNFELD’de yer alan “Manntje, Manntje, Timpe Te” adlı yeni kişisel sergisi, 30 Nisan – 20 Haziran 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilir. Sergi, Gallery Weekend Berlin 2026 etkinlikleri kapsamında sanatseverlerle buluşuyor ve Grözinger’in görsel evrenine üç boyutlu bir bakış sunuyor.
Serginin başlığı, Grimm Kardeşler’in The Fisherman and His Wife adlı masalından alınmıştır. Masalda balıkçı, her seferinde karısının daha fazlasını istemesi üzerine denize dönüp dilekleri yerine getiren pisi balığını çağırırken bu sözleri kullanır “Manntje, Manntje, Timpe Te, Buttje, Buttje in the sea”. Annekathrin Kohout’un basın bülteninde belirttiği gibi, bu başlık, arzu ile kuruntu arasındaki ince çizgiyi araştıran bir sergi için bir büyü işlevi görüyor. Kohout’a göre bu ifade, cevaptan korkulsa bile bir şeylerin istendiği, yine de aksinin umut edildiği o anı temsil ediyor.
Grözinger, galeriyi sadece resimlerin asılı olduğu bir mekandan çıkarıp, içine girilebilen, her şeyi kapsayan sürükleyici bir enstalasyona dönüştürüyor. Tuvalden çıkarak sergi alanına yerleşen küçük bronzlar, seramikler, çiçekler ile mikrodalga fırın ve radyo gibi gündelik objeler, ziyaretçilerin sanatçının görsel dünyalarını fiziksel olarak deneyimlemelerine olanak tanıyor. Bu yerleştirmenin en şiirsel nesnelerinden biri olarak, masaldaki deniz gibi dalgalar yaratabilen ve dileklerin geri alındığı sıradan hayata (çamaşır yıkamaya) dönüşü simgeleyen bir çamaşır makinesi öne çıkıyor.
Romantizm, Sürrealizm, Neue Wilde ve retro video oyunlarının görsel dağarcığı arasında bir yerde duran Grözinger’in renkli ve eğlenceli görsel dili, bu sergide de kendini gösteriyor. Eserlerinde ip üzerinde cambazlık yapan figürler, tüketim çılgınlığı ve sürekli kendini gösterme çabasıyla dengesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir toplumun amblemleri haline geliyor. Kohout, balıkçının aslında mevcut durumundan memnun olduğunu, ancak karısının (toplumun) baskısıyla daha fazlasını istemek zorunda hissettiğini vurgulayarak, sorunun sadece açgözlülük değil, açgözlü olma beklentisine direnememek olduğunu belirtiyor. Tüm hayalleri gerçekleştirmeyi vaat eden “büyük avın” (pisi balığının) peşinde koşmak, tehlikeli bir oyun için bir metafor haline geliyor.
Serginin kavramsal merkezini oluşturan “will nich so wie ik wol will” adlı tablo, maksimum gerilim anını resmediyor. Bu eserde deniz sadece bir arka plan değil, bir aktör haline gelmiş; dalgalar mavi, menekşe ve turuncu renk olaylarına dönüşmüş durumda. Tablonun sağ kenarındaki merdivenler ise “daha yükseğe, daha hızlı, daha ileriye” anlayışının mimari formları, zirvesi olmayan kariyer merdivenleri olarak okunabilir.
“Manntje, Manntje, Timpe Te” sergisi, didaktik veya ahlakçı bir tavır takınmadan, tüketim toplumuna ve her şeye sahip olma kibrine renkli, absürt ve sevecen bir dille yaklaşıyor. Grimm Kardeşler’in masalı her şeyin başa döndüğü köhne kulübede biterken, Grözinger sergisini umutlu bir şekilde bir karaoke makinesiyle sonlandırıyor: “Şarkı söylemeye devam ettiğimiz sürece.”.






