Bu ilkbaharda uluslararası sanat etkinliklerine ışık tutuyoruz. Farklı konulara dokunan, çeşitli medya türlerini kullanan ve çok yönlü temaları işleyen sanatçıları, galerileri, müzeleri ve yeni projeleri mercek altına alıyoruz.
İşte Nisan, Mayıs ve Haziran ayları boyunca devam edecek, sanat dünyasında öne çıkan o eşsiz sergiler:
Museo Nacional Thyssen-Bornemisza
Roman Khimei ve Yarema Malashchuk: ‘Pedagogies of War’ (Savaş Pedagojileri)
Roman Khimei ve Yarema Malashchuk’un ‘Pedagogies of War’ adlı sergisi, şiddetin; algıyı, davranışları ve kolektif yaşamı henüz tam olarak dile dökülmeden nasıl yeniden düzenlediğini inceliyor. Savaşı yalnızca izole bir olay olarak ele almak yerine, bedenleri disipline eden, dikkati yeniden kalibre eden ve günlük varoluşa sızan işlevsel bir sistem olarak yaklaşıyor. Sanatçılar görsel-işitsel eserleri aracılığıyla, şiddetin ve maddi baskıların günlük ritimleri ve demokratik yapıları nasıl parçaladığını gözler önüne seriyor. Pratikleri; barışın kırılganlığını, acil durumların estetiğini ve unutma ile hatırlama arasındaki o ince gerilimi vurguluyor. TBA21 işbirliğiyle Chus Martínez’in küratörlüğünü üstlendiği sergi, “We Didn’t Start This War” (2026) adlı yeni sipariş eserin de aralarında bulunduğu dört çalışmayı bir araya getiriyor.
Whitney Museum of American Art
Karma Sergi: ‘Whitney Biennial 2026’
Whitney Bienali’nin 82. edisyonu, içinde bulunduğumuz ana odaklanarak türler arası akrabalıklar, ailevi bağlar, jeopolitik düğümler, teknolojik yakınlıklar, paylaşılan mitolojiler ve altyapısal destekler gibi çeşitli “ilişkisellik” biçimlerini inceliyor. Marcela Guerrero ve Drew Sawyer’ın ortaklaşa düzenlediği sergi, müzenin galerilerinin büyük bir bölümünde 56 sanatçıyı, ikiliyi ve kolektifi bir araya getiriyor. Bu edisyon, hayata dair kesin bir cevap sunmak yerine atmosfere ve dokuya öncelik veriyor; ziyaretçileri gerilim, şefkat, mizah ve huzursuzluk uyandıran ortamların içine çekiyor. Sergide öne çıkan isimler arasında Agosto Machado, Andrea Fraser, Basel Abbas & Ruanne Abou-Rahme, Martine Gutierrez, Precious Okoyomon, Samia Halaby ve Sung Tieu bulunuyor.
Adelaide Biennial of Australian Art
Karma Sergi: ‘Yield Strength’ (Akma Dayanımı)
Adelaide Avustralya Sanatı Bienali’nin 19. edisyonu, “Yield Strength” başlığı altında, malzemelerin, kimliklerin ve sosyal yapıların baskı altında nasıl test edilip dönüştüğünü incelemek üzere 24 sanatçıyı farklı mekanlarda buluşturuyor. Art Gallery of South Australia, Samstag Museum of Art ve Adelaide Botanic Garden’a yayılan sergi; Robert Andrew, d harding, Archie Moore, Julie Nangala Robertson ve diğer pek çok ismin bu bienal için özel olarak ürettiği yeni eserleri sunuyor. Bienal, sarmalayan ve çok katmanlı enstalasyonlar aracılığıyla gerilimi; yeni formları, anlamları ve ilişkileri şekillendiren üretken bir güç olarak ele alıyor.
National Portrait Gallery
Catherine Opie: ‘To Be Seen’ (Görülmek)
Catherine Opie’nin “To Be Seen” adlı sergisi, sanatçının Birleşik Krallık’ta bir müzede gerçekleşen ilk büyük çaplı sergisi olma özelliğini taşıyor. 30 yılı aşkın bir süreyi kapsayan seçki; portreler üzerinden kimlik, yakınlık, politika ve güç temalarını araştırıyor. Sergi, sanatın geleneksel temsil biçimlerine meydan okumak için portreleri zaman ötesi bir şekilde birbirine bağlarken, Opie’nin çalışmalarını galerinin kalıcı koleksiyonuyla da diyaloğa sokuyor.
Kunstmuseum Basel
Cao Fei: ‘Testimonies to the Near Future’ (Yakın Geleceğe Tanıklıklar)
Cao Fei, İsviçre’deki ilk kişisel sergisi için Kunstmuseum Basel Gegenwart’ı üç kata yayılan, sarmalayıcı ve adeta şehir benzeri bir ortama dönüştürüyor. Sergi; sanatçının son yirmi yılına ait başyapıtlarını, onun video ve sanal dünyalarını fiziksel mekana taşıyan büyük ölçekli enstalasyonlarla bir araya getiriyor. Belgesel duyarlılığını spekülatif ve gerçeküstü unsurlarla harmanlamasıyla tanınan Cao Fei; emek, kimlik ve küreselleşme temalarını keşfederek, hızlı teknolojik ve toplumsal değişimlerin günlük yaşam üzerindeki etkisini inceliyor.
Seo-Seoul Museum of Art
Karma Sergiler: ‘《Mneme Topos》’ & ‘SeMA Performance: Breathing’
Seo SeMA’nın açılışını kutlayan bu yeni mekanda iki eşzamanlı sergi yer alıyor. ‘SeMA Performance: Breathing’, 27 sanatçı ve kolektifi bir araya getirerek beden, toplum ve sanat arasındaki ilişkiyi organik bir hareket olan “nefes alma” konsepti üzerinden inceliyor. Eşzamanlı olarak açılan ‘《Mneme Topos》’ ise, müzenin inşasına ve çevresindeki güneybatı bölgesine kazınmış katmanlı zaman anlatılarını araştırıyor. Sergiler, lobi ve avlu gibi geçiş alanlarına taşarak sergi mekanını yeniden tanımlıyor ve sanatı deneyimlemenin yeni yollarını teşvik ediyor.
Gropius Bau
Marina Abramović: ‘Balkan Erotic Epic. The Exhibition’ (Balkan Erotik Destanı. Sergi)
Gropius Bau’nun 10 odasına, atriyumuna ve bünyesindeki Beba restoranına yayılan sergi, Marina Abramović’in kendi deyimiyle kariyerinin en iddialı işini gözler önüne seriyor. 1970’lerden günümüze uzanan parçaları buluşturan şov, sanatçının külliyatındaki temel temaların izini sürüyor: Balkanlar’ın ritüelleri, tarihleri ve mitolojileri; erotizm ile ölüm arasındaki bağ ve politik bir direniş alanı olarak beden. Sergiye adını veren ve 2005’te yaratılıp 2025’te yeniden canlandırılan bu eser bütününün, Gropius Bau’daki serginin yanı sıra Ekim ayında dört saatlik bir sahne versiyonu da sergilenecek.
He Art Museum
Leelee Chan: ‘Hybrid Palimpsests’ (Hibrit Palimpsestler)
Leelee Chan’in bir müzedeki ilk kişisel sergisi olan “Hybrid Palimpsests”, sanatçının son yedi yıla ait işlerini ve bu mekan için özel olarak sipariş edilen yeni açık hava heykellerini bir araya getiriyor. Farklı zamansal ve kültürel katmanlardan gelen malzemeleri birleştirmesiyle tanınan Chan; kentsel molozları, endüstriyel kalıntıları ve antik unsurları, jeolojik ve tarihsel zamanı aşan heykelsi takımyıldızlara dönüştürüyor.
Palais de Tokyo
Jesse Darling: ‘The Ambassadors’ (Elçiler)
2023 Turner Ödülü sahibi Jesse Darling, endüstriyel ve atık malzemeleri kullanarak onları gündelik nesnelerin gizli anlatılarını ortaya çıkaran kırılgan, hibrit formlara dönüştürüyor. Sanatçının Palais de Tokyo’nun grande verrière alanı için özel olarak hazırladığı “The Ambassadors” enstalasyonu; çürüyen posterler ve güçsüz sembollerle dolu, erozyon ve istikrarsızlığı çağrıştıran tekinsiz bir manzara yaratıyor. Darling’in bu melankolik yaklaşımı, hasarlı ve istikrarsız bir dünyada değerlerin yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.
New Museum
Karma Sergi: ‘New Humans: Memories of the Future’ (Yeni İnsanlar: Geleceğin Anıları)
New Museum’un genişletilmiş yeni binasının açılışını yapan bu sergi, ivme kazanan teknolojik ve sosyal değişimler karşısında “insan olmanın” ne anlama geldiğini sorguluyor. 20. ve 21. yüzyılları kapsayan sergi; Sophia Al-Maria, Meriem Bennani, Pierre Huyghe, Wangechi Mutu, Anicka Yi ve Hito Steyerl gibi 150’den fazla uluslararası sanatçıyı, yazarı, bilim insanını, mimarı ve sinemacıyı bir araya getiriyor. Güncel işleri Salvador Dalí, Francis Bacon ve El Lissitzky gibi isimlerin tarihi eserleriyle yan yana getiren gösteri, siborglardan yapay yaşam formlarına kadar evrimleşen insanlık vizyonlarının izini sürüyor.
Red Brick Art Museum
Rao Fu: ‘Aurora’
Red Brick Art Museum, Rao Fu’nun bugüne kadar Çin’de gerçekleştirdiği en kapsamlı kişisel sergisi olan “Aurora”yı sunuyor. Yan Shijie’nin küratörlüğünü üstlendiği sergi, sanatçının Almanya’nın Dresden kentinde 25 yıl boyunca geliştirdiği pratiğine geniş bir bakış açısı sağlıyor. Sergide sanatçının anıtsal “Decalogy” serisi, yağlı boya tabloları ve kağıt üzerine çalışmaları dahil olmak üzere 50’den fazla eseri yer alıyor. Resmi mimari mekanla bütünleştiren Rao Fu, sarmalayıcı ve büyük ölçekli kompozisyonlarıyla izleyicileri insan varoluşunu, medeniyetlerin göçünü ve ruhun sığınağını araştırmaya davet ediyor.