Tanrı’nın Sesi ve Bir Kıskançlık Senfonisi: Amadeus

TowerİstanbulSokak5 gün önce36 Tıklanmalar

İstanbul’un gri gökyüzü altında koştururken, şehrin bir köşesinde 18. yüzyıl Viyana’sının ihtişamı ve o devasa çatışma 7. sezonunda bile hala taptaze yankılanıyor. Amadeus, artık sadece bir tiyatro oyunu değil; İstanbul’un kültürel dokusuna işlenmiş, Selçuk Yöntem’in sesiyle ikonikleşmiş devasa bir opera-tiyatro hibriti. 450 bin seyirciye ulaşan bu prodüksiyon, bize yeteneğin çalışkanlıkla, dehanın ise trajik bir kuralsızlıkla nasıl el ele verdiğini anlatmaya devam ediyor.

Usta yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle sahneye taşınan bu başyapıt, Antonio Salieri’nin gözünden Wolfgang Amadeus Mozart’ın yükselişini ve düşüşünü konu alıyor. Selçuk Yöntem, sahnede devleşen Salieri karakteriyle “sıradanlığın azizliğini” öyle bir derinlikle sunuyor ki, izleyici olarak onun Tanrı’ya duyduğu o büyük kırgınlığı iliklerimizde hissediyoruz. “Neden o?” sorusunun ağırlığı, Mozart’ın çocuksu ve kuralsız dehasıyla birleşince, sahne tam bir duygu savaş alanına dönüşüyor.

Tansu Biçer, Mozart rolünde o delişmen, ele avuca sığmaz ve her notasıyla Tanrı’nın sesini yeryüzüne indiren dâhiyi müthiş bir enerjiyle canlandırıyor. Ona eşlik eden Dilan Çiçek Deniz veya dönüşümlü olarak Özlem Öçalmaz, Constanze Weber olarak hikâyeye insani bir sıcaklık ve trajedi katıyor. Ancak Amadeus’u Amadeus yapan sadece başrolleri değil; 70 kişilik dev kadrosu, canlı orkestrası ve korosuyla sahnenin her saniyesinin yaşayan bir tabloya dönüşmesi.

Afife Tiyatro Ödülleri’nden Haldun Dormen Özel Ödülü’ne kadar sayısız başarıya imza atan bu prodüksiyon, sadece oyunculuklarıyla değil, Hakan Dündar’ın görkemli dekoru ve Nalan Alaylı’nın büyüleyici kostümleriyle de bir zaman makinesi görevi görüyor. İstanbul’un en prestijli sahnelerini adeta bir Viyana sarayına dönüştüren oyun, kıskançlığın ne kadar yıkıcı, sanatın ise ne kadar ölümsüz olduğunu yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor.

Bu efsanevi hikâyeyi bahar aylarında İstanbul’un farklı yakalarında izlemek isterseniz, ajandanıza şu tarihleri not etmenizde fayda var:

  • 15 Nisan 2026 Çarşamba | 20:30 – Türk Telekom Opera Salonu (AKM)

  • 05 Mayıs 2026 Salı | 20:30 – Bostancı Gösteri Merkezi

  • 11 Mayıs 2026 Pazartesi | 20:30 – Zorlu PSM Turkcell Sahnesi

Dehanın parıltısı altında ezilen herkesin, Salieri’nin o meşhur feryadında kendinden bir parça bulacağı o anı bekleyin.

“Tanrı, Mozart’ı dünyayı büyülemesi için, beni ise onun ne kadar büyük olduğunu anlamam ve bunun altında ezilmem için yarattı.”

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3