David Hockney ve Hanover Square’in Işıltılı Başlangıcı

TowerSokakLondra11 saat önce6 Tıklanmalar

Londra’nın kalbinde, Mayfair’in taze enerjisiyle yıkanan bir açılışa tanıklık ediyoruz. Annely Juda Fine Art, 1968’den beri süregelen köklü sanat yolculuğunu Hanover Square’deki muazzam yeni mekanına taşırken, kurdele kesme görevini yaşayan en büyük ikonlardan birine, David Hockney’ye bırakıyor. “Some Very, Very, Very New Paintings Not Yet Shown in Paris” başlığıyla sunulan sergi, sadece bir isimden ibaret değil; 88 yaşındaki bir zihnin “görmek” eylemine dair bitmek bilmeyen merakının ve “ters perspektif” konusundaki ustalık hamlesinin bir kutlaması. Bu katın havası bugün biraz heyecanlı, biraz dijital ve fazlasıyla ilham verici.

Sokak: Hanover Square’de Bir Ustalık Sınıfı

Apartmanımızın Londra kısmında bu hafta, Londra’nın en yeni ve en dikkat çekici sanat durağı var. Annely Juda Fine Art, II. Derece tescilli Gürcü mimarisine sahip yeni binasının kapılarını, Hockney’nin Londra stüdyosunda son altı ayda tamamladığı, daha önce hiç görülmemiş eserleriyle açtı.

Hockney’nin bu galerideki on dördüncü sergisi olan bu seçki, sanatçının klasik perspektife olan başkaldırısını bir adım öteye taşıyor. Sergi, cam kubbeli tavanın altındaki galerinin iki geniş katına yayılmış durumda. Burada bizi karşılayan sadece boyalar değil, aynı zamanda insanın görme biçimine dair devrimci bir yaklaşım.

“Ters Perspektif”: Gözün Özgürlük İlanı

Hockney, on yıllardır geleneksel lineer perspektifin ve fotoğrafın, insanın dünyayı gerçekte nasıl gördüğünü yansıtmadığını savunuyor. Bizim bakışımız statik değil; hareket ediyoruz, çevresel görüşümüz var ve sürekli olarak birden fazla bakış açısı üretiyoruz. İşte bu sergideki “çok, çok, çok yeni” resimler, bu dinamik görme deneyimini tuvale döküyor.

Renkli iç mekan sahnelerini betimleyen son dönem tuvallerinde Hockney, düzlemsel perspektifi bozarak tek bir resimde birden fazla kaçış noktası yaratıyor. Bu durum, izleyiciyi resmin dışından bakan bir gözlemci olmaktan çıkarıp, resmin yaşanmış deneyimine yaklaştırıyor. Vincent’s Chair and Gauguin’s Chair gibi eserler, bu arayışın en taze ve en renkli örnekleri olarak karşımızda duruyor.

Çatı Katı: Ay Işığının Dijital Şiiri ve “The Moon Room”

Apartmanımızın en dingin köşesi olan Çatı Katı’nda bugün, iPad’in arkadan aydınlatmalı ekranından süzülen bir huzur var. Serginin en büyüleyici bölümlerinden biri olan “The Moon Room”, gece gökyüzünü konu alan 15 iPad resminden oluşuyor. 2020 yılında sanatçının Normandiya’daki stüdyosunda, mevsimler boyunca yarattığı bu eserler, Birleşik Krallık’ta ilk kez tam bir set olarak sunuluyor.

Hockney, bir gece bahçede otururken evin tüm ışıklarını söndürüp ağaçların çimenler üzerine düşen ay gölgesini gördüğünde, bunu ancak arkadan aydınlatmalı bir iPad ile bu hızda yakalayabileceğini fark etmiş. Van Gogh’un izlerini taşıyan ama Hockney’nin o kendine has çizgi ve renk kullanımıyla kimliğini bulan bu eserler, doğanın gece vaktindeki görkemli aydınlığını selamlıyor.

Teras: Sanat Ajandasından Notlar

Teras katımızda bugün sanat-sepet dünyasından iç açıcı havadisler var. Annely Juda’nın bu görkemli açılışı, Hockney hayranları için sadece bir başlangıç.

Gelecek Durak Serpentine: Bu sergi, Şubat sonunda kapandığında Hockney durmayacak. Mart 2026’da Serpentine’de açılacak olan 90 metrelik devasa A Year in Normandy sergisinin ayak seslerini şimdiden duyuyoruz.

Mimari ve Sanat: Annely Juda’nın yeni binasındaki cam kubbeli tavan, Hockney’nin renklerinin doğal ışıkla nasıl dans ettiğini görmek için eşsiz bir atmosfer sunuyor. Mayfair’de yürürken bu yeni durağa uğramak, günün en zarif molası olabilir.

Kazan Dairesi: “Umutsuzluğu Yenen Renkler”

Kazan dairesinden dumanlar yükseliyor; içimizde biriktirdiğimiz o dünya nereye gidiyor? sorusuna Hockney’nin fırçasıyla yanıt veriyoruz. Sanatçı için resim yapmak, sadece bir estetik çaba değil, aynı zamanda dünyanın katılığını ve umutsuzluğun kısırlığını yenme görevi.

Hockney’nin 88 yaşında hâlâ her sabah stüdyosuna girip yeni bir görme biçimi arıyor olması, apartman sakinlerimize en büyük motivasyon olsun. Çünkü biliyoruz ki; yeni görme yolları, yeni hissetme yolları demektir.

Editörün Notu: Eğer yolunuz Londra’ya düşerse, Hanover Square’deki bu yeni mabedi ziyaret edin. Rezervasyon gerekmiyor, sadece gözlerinizi ve zihninizi yanınıza almanız yeterli.

Sergi Detayları

  • Mekan: Annely Juda Fine Art, 16 Hanover Square, Londra.

  • Tarih: 7 Kasım 2025 – 28 Şubat 2026.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3