
Apartman No:26’nın Berlin katında bu gün pencereleri, dijitalin sterilliğinden kaçıp analoğun o “hata payı yüksek” dünyasına sığınan bir sanatçıya, Peter Piller’e açıyoruz. 21 Şubat 2026’ya kadar sürecek olan Bürgerliche Dämmerung (Civil Twilight), bizi sadece bir sergiyle değil, verilerin, hisselerin ve kuşların arasında salınan bir alacakaranlık haliyle baş başa bırakıyor. Piller, yıllarını arşivlerin tozlu raflarında geçirdikten sonra, dijitalin her şeyi kolayca ulaşılabilir kılan o fazla aydınlık dünyasından vazgeçip, ne yaptığını ancak yaptıktan sonra anladığı o daha zorlu ama tatminkâr yola sapmış. Eğer siz de her şeyin tıkır tıkır işlediği bir dünyada, rafın arkasına düşen bir belgenin ya da yanlış dosyalanmış bir anının şiirselliğine inanıyorsanız, bu katın havası tam size göre.
Peter Piller, uzun yıllar boyunca arşivlerle uğraşan adam olarak tanındı. Ancak bu sergide, bu etiketten sıyrılma çabasını görüyoruz. Dijital arşivlerde her şeyin fazla hızlı, fazla doğru ve dolayısıyla fazla ruhsuz olduğunu savunan sanatçı, analoğun sunduğu o belirsizliği tercih ediyor. Dijitalde hiçbir şey rafın arkasına düşmez, hiçbir şey yanlışlıkla kaybolmaz; her şey steril ve kontrol altındadır. Piller ise bu kontrolün içinde bir şeylerin eksik kaldığını, dijitalleşemeyen o “saf gerçekliğin” geride bırakıldığını hissediyor. Kazan dairesinden yükselen dumanlar gibi, sanatçının süreci de biraz kaotik ve önceden kestirilemez; ne yaptığını ancak iş bittikten sonra anlıyor.
Serginin fuaye alanına girdiğinizde sizi karşılayan çizimler, finans dünyasının o soğuk terminolojisiyle örülü: “DAX” ve “Klumpenrisiko” (Küme Riski). Bu kelimeler, gri kutular ve grid içinde sayfalara yayılmış durumda.
Sanatçı, bu dijital yazı karakterlerini suluboya ile küçük gri kutucuklara dönüştürürken aslında çok eski bir soruyu soruyor: “Bu nedir?” Serginin başlığına (Civil Twilight) gönderme yapan bu çalışmalar; bankaların, borsanın ve spekülasyonun yarattığı o toplumsal bölünme ve kayıp korkusunu fısıldıyor. Grid Sistemi ile matematiksel bir kesinlik sunan ızgara yapısı, aslında finansal sistemlerin o sarsılmaz görünen ama her an çökebilecek kırılganlığını simgeliyor.
Serginin en dikkat çekici detaylarından biri, DAX çizimlerinin hemen altında yer alan bir kartal fotoğrafı. Ancak bu, görkemli bir yırtıcıdan ziyade, Eadweard Muybridge’in hareket çalışmalarından ödünç alınmış bir imge.
Piller, bu kartalı özellikle seçmiş; çünkü fotoğraftaki kuş, havalanırken görkemli bir canlıdan ziyade “atılmış, kırık bir şemsiyeye” benziyor. Muybridge’in hareketleri analiz etmek ve ölçmek için kullandığı o meşhur ızgara (grid) arka planı, burada Piller’in “gri kutularıyla” diyalog kuruyor. Kartal, borsa terimlerinin yarattığı o karmaşada bir “alacakaranlık yardımcısı” olarak konumlanıyor. Bilimsel kesinlik ve sanatsal bulanıklık, bu noktada birbirinin içine geçiyor.
Piller şu sıralar Roma’da, Villa Massimo’da bir bursiyer olarak yaşıyor. Hamburg’un yağmuru ve Düsseldorf’un disiplininden sonra Roma’nın o nesneleri birbirinden keskin bir şekilde ayıran parlak ışığının tadını çıkarıyor. Ancak sergiye ismini veren o “alacakaranlık” ruhu Roma’dan değil, bizzat Almanya’da çekilen fotoğraflardan geliyor. Sanatçı, Roma’da sadece yürüyor, okuyor ve diğer sanatçılarla sohbet ediyor. Berlin’e döndüğünde bu Roma yürüyüşlerinin izlerini muhtemelen yeni fotoğraflarda ve çizimlerde göreceğiz.
Sergi Bilgileri:
Sanatçı: Peter Piller
Sergi: Bürgerliche Dämmerung / Civil Twilight
Tarih: 21 Şubat 2026 kadar
Lokasyon: Berlin (Apartman No:26 Berlin Katı)
Peter Piller’in bu sergisi, modern dünyanın hızı içinde kaybolan o küçük, bulanık ve yanlış anlara bir saygı duruşu niteliğinde. Arşivlerin tozunu yutmuş ama ruhunu teslim etmemiş bir sanatçının, rasyonalite ile duygu arasındaki o ince çizgide yürüyüşüne tanıklık etmek için bu katın sessizliğine kulak verin.






