
Sevgili İstanbul aşıkları ve patili dostlarımızın gizemli dünyasına merak duyanlar, merhabalar!
Bugün sizi 19. yüzyılın puslu İstanbul sokaklarına, cami avlularına ve kütüphane kuytularına götürecek, alışılagelmişin çok dışında bir romanla tanıştırmak istiyorum. Timaş Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan, Halil İbrahim İzgi’nin kaleme aldığı “1868 Sofya ve Cihangir’in Kitabı”, bize bir şehri bizzat o şehrin en sadık ve en sessiz tanığının gözünden anlatıyor: Bir kedinin.
Roman, “Bütün İstanbullar kurmacadır. Ve bazen en gerçek İstanbul’u, bir kedi anlatır,” diyerek iddialı ve bir o kadar da davetkâr bir giriş yapıyor. Yıl 1868… İstanbul; tekkeler, gizli geçitler ve karanlık sokaklarla örülü bir bilmece gibi karşımızda duruyor.
Hikâyenin kahramanı Cihangir, sadece bir sokak kedisi değil; o, ailesinden kalan gölgeli mirasın yükünü taşıyan, kayıp kardeşi Korkut’un izini süren bir arayışçı. Hacı Selim Ağa Kütüphanesi’nin tozlu raflarından Üsküdar’ın dar sokaklarına uzanan bu yolculukta Cihangir, tarihte ilk kez oluşturulmaya çalışılan ve sadece harflerden ibaret olmayan bir “Kedi Alfabesi”nin peşine düşüyor.
Bu alfabe, sıradan bir iletişim aracı değil; İstanbul’un dengelerini sarsabilecek, bazı güç sahiplerinin yüzyıllardır sakladığı sırları ifşa edebilecek devrimsel bir anahtar. Cihangir, bu alfabenin gizemini çözmeye çalışırken bir yandan onu gölge gibi takip eden esrarengiz Veliyüttin ile uğraşıyor, diğer yandan kardeşinin kayboluşundaki karanlık noktaları aydınlatmaya çalışıyor.
Ancak tüm bu tehlikelerin ve tarihsel yükün arasında, bir sabah Harem’de karşılaştığı o bakış her şeyi değiştiriyor: Sofya. Kız Kulesi’ne nazır bir duvarın üzerinde duran o sessiz güzellik, Cihangir’in dünyasını hem bozuyor hem de yeniden inşa ediyor.
Benzersiz Bir Anlatıcı: İstanbul’u bir insanın değil, bir kedinin algı dünyasından, kokular ve fısıltılar eşliğinde okumak büyüleyici bir deneyim sunuyor.
Edebi ve Tarihi Dokusu: Halil İbrahim İzgi, 1868 İstanbul’unun ruhunu; kütüphanelerin sessizliği ve sokakların gizemiyle harmanlayarak çok katmanlı bir atmosfer yaratıyor.
Aşk ve Macera Dengesi: Roman sadece bir gizem hikâyesi değil; aynı zamanda Sofya ve Cihangir üzerinden anlatılan çok zarif bir aşk mektubu niteliğinde.
“1868 Sofya ve Cihangir’in Kitabı”, İstanbul’un tarihle yoğrulmuş ruhunu bir kedinin dünyayı değiştirme ihtimaliyle birleştiren, hem kalbe hem de akla hitap eden nadir bir eser. Eğer siz de tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolmayı ve şehre bir duvarın üzerinden bakmayı seviyorsanız, bu kitap kütüphanenizde mutlaka yer almalı.
Keyifli ve gizem dolu okumalar dilerim!






