
Ira Sachs’ın “Peter Hujar’ın Günü” (Peter Hujar’s Day) filmi, 2025 Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yaptığında sinema dünyasında küçük çaplı bir deprem yarattı. Geleneksel biyografik filmlerin yükseliş ve çöküş kalıplarını elinin tersiyle iten Sachs, odağını tek bir güne, tek bir odaya ve iki muazzam zihne hapsediyor. 1974 yılının New York’unda, bir apartman dairesinde geçen bu anti-epik yolculuk, fotoğrafçı Peter Hujar ve yazar Linda Rosenkrantz arasındaki gerçek bir röportaj kaydına dayanıyor. Dijital gürültünün zirve yaptığı 2026 dünyasında, bu denli çıplak ve analog bir varlık gösterisi sunmak, aslında radikal bir dürüstlük eylemidir.
Film, Peter Hujar’ın (Ben Whishaw) sıradan günlük işlerini, çamaşırhanedeki rutinlerini ve New York’un o dönemki sanat çevreleriyle olan tesadüfi temaslarını Linda Rosenkrantz’a (Rebecca Hall) anlattığı tek bir günü kapsıyor.
Anlatı, Allen Ginsberg’den sanat dünyasının dedikodularına kadar uzanan bir harita çizerken, aslında “hiçbir şey” hakkında konuşurken “her şeyi” anlatmayı başarıyor. 1.37:1 formatındaki klostrofobik çerçeve, izleyiciyi Linda’nın dairesine hapsederken, 1970’lerin New York ruhunu bir müze eseri gibi değil, yaşayan bir organizma gibi sunuyor.
Filmin tüm gücü, Whishaw ve Hall arasındaki kimyadan ve performans disiplininden geliyor:
Ben Whishaw (Peter): Whishaw, Peter Hujar’ın nevrotik kırılganlığını ve entelektüel kibrini adeta teninde taşıyor. Performansı, 76 dakikalık bir sohbeti fiziksel bir yolculuğa dönüştürecek kadar yoğun.
Rebecca Hall (Linda): Hall, kaotik bir bilinç akışını dizginleyen, yere sağlam basan bir çapa görevi görüyor. Sadece dinleyerek ve doğru soruları sorarak bir karakterin nasıl inşa edilebileceğine dair bir ders veriyor.
Film, eleştirmenler arasında “bilinçli bir can sıkıntısı” ile “saf bir deha” arasında gidip gelen ateşli tartışmalara yol açtı. Ancak bu kutuplaşma, filmin 2025’in en önemli kültürel olaylarından biri olmasını engellemedi:
Gotham Ödülleri: Rosenkrantz transkriptlerini yenilikçi kullanımıyla En İyi Senaryo ödülünü kazandı.
Independent Spirit Ödülleri: En İyi Film ve Ben Whishaw için En İyi Erkek Oyuncu dahil olmak üzere 5 adaylık elde etti.
Eleştirmen Puanları: Metacritic’te 82, Rotten Tomatoes’ta ise %80’lerin ortasında bir puanla “eleştirmen favorisi” statüsünü perçinledi.
Ira Sachs, sinemanın sadece “eğlendirmek” değil, “gözlemlemek” olduğunu hatırlatıyor. Eğer aşağıdaki unsurlar ilginizi çekiyorsa, bu film sizin için bir hazine olabilir:
Conversation-Core: My Dinner with Andre tarzı, diyalog üzerine kurulu deneysel işleri seviyorsanız.
Analog Canlanma: Dijital dünyadan yorulmuş, 1970’lerin o yavaş ve dokunsal etkileşimlerini özleyenler için.
Minimalist Başarı: İki oyuncunun bir odada, CGI ordularından daha fazla gerilim yaratabileceğine inanıyorsanız.
Peter Hujar’ın Günü, her izleyiciye göre değil. Hızlı kurgu ve net bir olay örgüsü arayanlar için “sıkıcı bir dedikodu yığını” gibi gelebilir. Ancak sabreden izleyici için, bir insanın ses tonundaki frekanslarda gizlenen o devasa tarihi keşfetmek, 2025’in en ödüllendirici sinema deneyimlerinden biri olacaktır. Sachs, “Gözlemlemek sevmektir,” diyor; biz de Peter Hujar’a bu kadar yakından bakarak onu ve temsil ettiği o kayıp New York ruhunu sevmeyi öğreniyoruz.
Oyuncular: Ben Whishaw, Rebecca Hall
Yönetmen: Ira Sachs
Senaryo: Ira Sachs, Mauricio Zacharias (Linda Rosenkrantz’ın kitabından uyarlama)






