
Linda McCue’nun “Yesterday Today Tomorrow” sergisi bizi zamanın doğrusal akışını sorgulayan zarif bir duraklamaya davet ediyor. Vera Mundo galerinin kapısından içeri süzüldüğünüzde, dışarıdaki kış rüzgârının yerini McCue’nun tuvallerindeki o uçucu, zamansız ve meditatif atmosfer alıyor. Serginin ismi, sadece bir zaman çizelgesini değil, aynı zamanda anılarımızın ve gelecek düşlerimizin “bugün” içinde nasıl iç içe geçtiğini fısıldayan bir pusula gibi galerinin her köşesinde yankılanıyor.
McCue’nun eserleri arasında yürürken, doğanın en hassas ayrıntılarının —bir yaprağın damarı, bir gölgenin düşüşü ya da ışığın bir yüzeydeki yorgun hali— nasıl olup da devasa bir hafıza sarayına dönüştüğüne şahitlik ediyorsunuz. Sanatçının kullandığı yumuşak renk paleti ve katmanlı dokular, bakışınızı yüzeyin derinliklerine, adeta dün ile yarın arasındaki o görünmez dikiş izlerine çekiyor. Karşınızda duran resimler sadece birer manzara değil; zamanın geçişini, kaybın hüznünü ve her şeye rağmen devam eden o yaşam ritmini duyumsatan birer sessiz tanık. Her bir fırça darbesi, bir anın geçiciliğini kutlarken aynı zamanda onun ebediyetini de mühürlüyor.
20 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek olan bu sergi, kışın o içe dönük enerjisini baharın ilk kıpırtılarına bağlayan uzun ve derin bir yolculuk sunuyor. Linda McCue’nun yarattığı bu evrende, “dün”ün tortusu ile “yarın”ın umudu, “bugün”ün o kıymetli ve tekil anında eriyip gidiyor. Galeriden çıktığınızda, zihninizde kalan sadece estetik bir doyum değil; zamanın sadece akıp giden bir nehir değil, her anıyla içinde saklı olduğumuz uçsuz bucaksız bir okyanus olduğuna dair o sarsıcı ve huzurlu farkındalık oluyor.






