2026’da İzlemek İçin Sabırsızlandığımız Filmler (Bölüm 3/3)

KömürKazan Dairesi2 gün önce16 Tıklanmalar

2026 sinema maratonumuzun son düzlüğüne giriyoruz. Listenin bu final bölümü, sinemanın en tekinsiz köşelerinden, kalbimizi ısıtacak bağımsız dramalara ve büyük ustaların yıllardır beklenen epik projelerine uzanıyor. Beyaz perdenin 2026’daki görkemli kapanışına hazır mısınız?

Remain (Yönetmen: M. Night Shyamalan)

M. Night Shyamalan, Trap sonrası rotasını beklenmedik bir iş birliğine, Nicholas Sparks ile birleşen bir hikâyeye çeviriyor. Jake Gyllenhaal ve Phoebe Dynevor’ın başrollerini paylaştığı film, yas tutan bir mimarın Cape Cod’da gizemli bir kadınla tanışmasıyla altüst olan dünyasını merkezine alıyor. 23 Ekim 2026’da vizyona girecek olan yapım, Shyamalan’ın o meşhur tekinsiz atmosferini romantik bir gerilimle harmanlıyor.

Apartman No:26 Notu: Shyamalan ve Nicholas Sparks yan yana gelince insan ister istemez durup bir düşünüyor. Ancak Gyllenhaal’ın yoğun oyunculuğu ve Shyamalan’ın ters köşe ustalığı, bu romantik gerilim türünü çok daha karanlık ve derin bir seviyeye taşıyabilir.

Resident Evil (Yönetmen: Zach Cregger)

Barbarian ve Weapons ile korku sinemasının yeni gözdesi olan Zach Cregger, efsanevi oyun serisini sıfırdan ve bambaşka bir vizyonla beyaz perdeye taşıyor. Austin Abrams ve Paul Walter Hauser’ın yer aldığı bu reboot, önceki aksiyon odaklı yapımların aksine oyunların köklerine, yani o saf survival horror duygusuna odaklanıyor. 18 Eylül 2026’da zombi istilası hiç olmadığı kadar tekinsiz bir dille geri dönüyor.

Apartman No:26 Notu: Cregger’ın modern korku türündeki başarısı, seriye ihtiyacı olan o klostrofobik ve ürkütücü ruhu nihayet geri kazandırabilir. Aksiyondan ziyade atmosferin başrolde olduğu bir Resident Evil hayali bizi heyecanlandırıyor.

Saturn Return (Yönetmen: Greg Kwedar)

Sing Sing’in yönetmeni Greg Kwedar, Netflix için çektiği bu karakter çalışmasında bir grup gencin yetişkinliğe geçiş evresindeki on yıllık sürecini mercek altına alıyor. Charles Melton, Rachel Brosnahan ve Will Poulter gibi güçlü bir kadroya sahip olan film, Chicago sokaklarında geçen ve zamanın ruhunu yakalamaya çalışan duygusal bir destan vadediyor.

Apartman No:26 Notu: Bir karakterin on yıl içindeki dönüşümünü izlemek, sinemanın en güçlü empati araçlarından biridir. Charles Melton’ın yükselen grafiği ve Kwedar’ın duyarlı anlatımı, bu filmi 2026’nın büyüme hikâyesi başyapıtı yapabilir.

See You When I See You (Yönetmen: Jay Duplass)

Jay Duplass, Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapacak olan bu dramedi ile yas sürecini mizahla harmanlıyor. Kız kardeşini kaybeden genç bir adamın (Cooper Raiff) absürt ve hüzünlü baş etme mekanizmalarını konu alan film, Duplass kardeşlerin o samimi ve şefkat dolu anlatım tarzını bir kez daha beyaz perdeye taşıyor.

Apartman No:26 Notu: Jay Duplass, hayattaki en acı anların bile içinde gizli olan o tuhaf komediyi bulup çıkarma konusunda bir usta. Cooper Raiff ve Kaitlyn Dever’ın enerjisi, bu hüzünlü hikâyeyi 2026’nın en iyileştirici filmlerinden biri haline getirecektir.

Send Help (Yönetmen: Sam Raimi)

Korku sinemasının efsanesi Sam Raimi, uzun bir aradan sonra özgün bir korku-gerilim projesiyle dönüyor. Rachel McAdams ve Dylan O’Brien’ı ıssız bir adada uçak kazası sonrası mahsur kalan iki iş arkadaşı olarak izleyeceğimiz film, Raimi-vari aksiyon dozajı yüksek bir hayatta kalma mücadelesi vaat ediyor. 30 Ocak 2026’da vizyona girecek yapım, yılın ilk büyük gerilim bombası olacak.

Apartman No:26 Notu: Sam Raimi’yi kısıtlı bütçeli ve yaratıcı manevralar gerektiren bir ada atmosferinde hayal etmek bile heyecan verici. Rachel McAdams’ın bir hayatta kalma mücadelesindeki performansı, filmin gerilim dozunu yukarı çekecektir.

Sense and Sensibility (Yönetmen: Georgia Oakley)

Jane Austen’ın ölümsüz eseri, Blue Jean’in yönetmeni Georgia Oakley’nin vizyonuyla yeniden hayat buluyor. Daisy Edgar-Jones’un Elinor Dashwood karakterine hayat vereceği bu uyarlama, Austen’ın dünyasına taze ve modern bir perspektif getirmeyi hedefliyor. 11 Eylül 2026’da vizyona girecek olan yapım, dönemsel zarafeti modern bir anlatıyla buluşturacak.

Apartman No:26 Notu: Klasik edebiyat uyarlamalarında yeni bir soluk yakalamak zordur; ancak Daisy Edgar-Jones’un duru oyunculuğu ve Oakley’nin karakter derinliğine odaklanan rejisi, bu klasiği 2026’nın en zarif sürprizi yapabilir.

The Social Reckoning (Yönetmen: Aaron Sorkin)

Aaron Sorkin, efsanevi The Social Network’ün dünyasına bu kez yönetmen koltuğunda geri dönüyor. Jeremy Strong’un Mark Zuckerberg rolünü üstlendiği film, 2021 yılındaki Facebook sızıntılarını ve teknoloji devinin toplumsal etkilerini merkezine alıyor. 9 Ekim 2026’da vizyona girecek yapım, Sorkin’in keskin diyaloglarıyla modern çağın en önemli etik hesaplaşmalarından birini anlatacak.

Apartman No:26 Notu: Succession’da devleşen Jeremy Strong’un Zuckerberg olarak karşımıza çıkması tam anlamıyla bir dâhilik. Sorkin’in güncel teknoloji krizlerini ele aldığı bu devam niteliğindeki hikâye, yılın en önemli politik dramalarından biri olmaya aday.

Spider-Man: Brand New Day (Yönetmen: Destin Daniel Cretton)

Marvel Sinematik Evreni’nin en sevilen kahramanı, Tom Holland’ın Peter Parker rolüyle beş yıl aradan sonra geri dönüyor. No Way Home sonrasındaki “unutulmuş” Peter Parker dünyasında geçen hikâye, Zendaya, Jacob Batalon ve Jon Bernthal (Punisher) gibi isimlerle zenginleşiyor. 31 Temmuz 2026’da vizyona girecek film, Örümcek Adam için tamamen yeni ve daha mütevazı bir sayfa açıyor.

Apartman No:26 Notu: Peter Parker’ın artık kimsesiz ve herkes tarafından unutulmuş bir mahalle kahramanı olarak yeniden başlaması, seriye ihtiyacı olan o etkileyici ruhu geri kazandıracaktır. Punisher ile yan yana gelmesi ise aksiyonun rengini değiştirecek.

Teenage Sex and Death at Camp Miasma (Yönetmen: Jane Schoenbrun)

I Saw the TV Glow ile hayran bırakan Jane Schoenbrun, Mubi için çektiği bu orijinal yapımla gece yarısı sineması tutkunlarını selamlıyor. Gillian Anderson ve Hannah Einbinder’ın yer aldığı film, yönetmenin deyimiyle bir uyku öncesi klasiği tadında, hem tekinsiz hem de büyüleyici bir korku yolculuğu vaat ediyor.

Apartman No:26 Notu: Schoenbrun’un rüya ile kabus arasındaki o ince çizgide yürüyen görselliği, Gillian Anderson gibi dev bir isimle birleşince ortaya 2026’nın en çok konuşulan bağımsız korku filmi çıkacaktır.

The Way of the Wind (Yönetmen: Terrence Malick)

Yıllardır süren kurgu sürecinin ardından, Terrence Malick’in İsa’nın hayatına odaklanan destanı nihayet 2026’da gün yüzüne çıkabilir. Mark Rylance’ın Şeytan’ı canlandırdığı film, Malick’in o meşhur şiirsel anlatımıyla dini bir hikâyeyi aşkın bir deneyime dönüştürecek gibi görünüyor.

Apartman No:26 Notu: Bir Malick filmini beklemek sabır sınavıdır, ancak usta yönetmenin bu spiritüel yolculuğu, sinemanın sadece bir eğlence değil bir içsel keşif olabileceğini kanıtlayacaktır.

Werwolf (Yönetmen: Robert Eggers)

Nosferatu’nun başarısının ardından Robert Eggers, bu kez 13. yüzyılda geçen bir kurt adam hikâyesiyle karşımızda. Aaron Taylor-Johnson ve Willem Dafoe’nun yer aldığı film, dönemin atmosferine sadık kalarak vahşi bir korku masalı anlatacak. Noel günü vizyona girecek olan yapım, 2026’nın en karanlık finali olacak.

Apartman No:26 Notu: Eggers’ın tarihsel titizliği ve folklorik korku merakı, kurt adam mitini bugüne kadar gördüğümüz tüm klişelerden arındıracaktır. Noel sabahı karlar içinde bir Eggers vizyonu izlemek gerçek bir hediye.

Wildwood (Yönetmen: Travis Knight)

Laika Stüdyosu, Kubo and the Two Strings’ten on yıl sonra nihayet yeni bir stop-motion şaheserle dönüyor. Büyülü bir ormanda geçen epik bir macerayı anlatan film, animasyon dünyasının en yaratıcı ekibinden geliyor. El emeği göz nuru bu yapım, 2026’nın en heyecan verici animasyon projesi olmaya aday.

Apartman No:26 Notu: Laika’nın stop-motion tekniği, dijital animasyonların arasından her zaman bir elmas gibi parlıyor. Travis Knight’ın fantastik dünyası, yılın en dokunaklı yolculuğu olacaktır.

Wuthering Heights (Yönetmen: Emerald Fennell)

Saltburn’ün yönetmeni Emerald Fennell, Emily Brontë’nin kült eserini Margot Robbie ve Jacob Elordi ile yeniden yorumluyor. 13 Şubat 2026’da, Sevgililer Günü’ne bir gün kala vizyona girecek olan yapım, Heathcliff ve Catherine’in o yıkıcı aşkını Fennell’in kışkırtıcı tarzıyla ele alacak.

Apartman No:26 Notu: Margot Robbie ve Jacob Elordi… Bu ikilinin kimyası, Brontë’nin karanlık aşk hikâyesini 2026’nın en elektrikli sinema olayı yapacaktır. Fennell’in bu klasiği nasıl huzursuz edici bir güzelliğe dönüştüreceğini görmek için sabırsızlanıyoruz.

Zi (Yönetmen: Kogonada)

After Yang’ın yönetmeni Kogonada, Sundance’te prömiyer yapacak olan bu deneysel dramayla köklerine dönüyor. Gelecekteki haliyle ilgili görüntülerden rahatsız olan genç bir kadının hikâyesini anlatan film, yönetmenin o sakin, estetik ve felsefi dilini bir kez daha bağımsız sinemanın zirvesine taşıyacak.

Apartman No:26 Notu: Kogonada, modern hayatın içinde kaybolan o sessiz anları yakalama konusunda bir deha. Bu bilimkurgu soslu kişisel dram, 2026’nın ruhumuzu en çok dinlendiren filmi olabilir.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3