
Beyoğlu’nun Meşrutiyet Caddesi’nde, sanatın zamanla ve bellekle kurduğu en mahrem bağlardan birine şahitlik etmek üzereyiz. Bugün saat 18:30’da kapılarını açacak olan “İkil ve Çoğul”, sadece bir sergi değil; bir dostluğa, bir yayıncılık serüvenine ve 2024 yılında aramızdan ayrılan Norgunk’un kurucularından Alpagut Gültekin’in hatırasına adanmış derin bir saygı duruşu niteliğinde.
Ayşe Orhun Gültekin’in küratörlüğünde şekillenen sergi, Sarkis’in 2002’den bu yana Norgunk tarafından yayımlanan 116 kitap ve süreli yayını birer kitap-saate dönüştürdüğü büyüleyici bir yerleştirme sunuyor. Sarkis, daha önce de uyguladığı kitaplara basit saat mekanizmaları ekleme pratiğini bu kez Norgunk’un yaşayan belleği için kullanıyor.
Bu 116 eser, galeri mekânını çevreleyerek ziyaretçiyi bir zaman çemberinin içine alıyor. Her bir kitap, kendi zamansallığını (temporality) taşırken; Sarkis’in ellerinde birer kalp atışına, birer nefese dönüşüyor. Artık karşımızdaki sadece okunacak bir nesne değil; mekân ve zaman, okuma eylemi ve beden, okuyucu ve izleyici arasındaki o ince artikülasyon noktasını temsil eden sanatsal bir formdur.
Serginin kalbinde, Sarkis’in kendi el yazısıyla Norgunk için ürettiği çift taraflı bir neon yer alıyor. Bu neon, serginin ismindeki o ikil yapıyı —Norgunk’un iki kurucusu Alpagut ve Ayşe’yi— selamlarken, etrafındaki 116 kitapla bu hikâyenin nasıl çoğul bir külliyata evrildiğini belgeliyor.
Sarkis, bu corpus’u materyal bir forma büründürerek, aslında hepimizin zihninde uzanan o hayali kütüphaneyi harekete geçiriyor. Kitabın nesne hali ile saatin mekanik işleyişi arasındaki bu diyalog, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir kitabın zamanı ne zaman başlar ve ne zaman durur?
Sergi Künyesi
Sanatçı: Sarkis
Sergi Adı: Alpagut Gültekin için: İkil ve Çoğul
Küratör: Ayşe Orhun Gültekin
Mekân: Öktem Aykut, Meşrutiyet Caddesi 99, Beyoğlu
Tarih: 6 Ocak – 7 Şubat 2026
Bu akşam Beyoğlu’nun o kendine has kış akşamında, Norgunk’un ve Alpagut Gültekin’in hatırasının Sarkis’in ritmik zamanıyla nasıl buluştuğunu görmek, 2026’nın en dokunaklı sanatsal deneyimlerinden biri olacak.






