
Beyoğlu’nun o kendine has, katmanlı ve yaşanmışlık kokan Nur-u Ziya Sokak’ındayız. İstanbul’un kalbinde, tarihin derinlerine gömülmüş bir şehrin üzerine kurulu bu sokak, şu sıralar Yonca Saraçoğlu’nun kelimelere sığmayan dünyasına, “Untold Tales” (Söylenmemiş Masallar) sergisine ev sahipliği yapıyor. Istanbul Concept Studio ve Gallery’de devam edecek olan bu sergi, sanatçının kariyerindeki estetik eşiği çok daha rafine ve puslu bir noktaya taşıyor.
Saraçoğlu, çağdaş sanat sahnesinde kuşaklararası bir köprü kuran figürlerden biri. Onu önceki dönemlerinden, geniş ve cömert renk paletleriyle hatırlayanlar için “Untold Tales” şaşırtıcı ve bir o kadar da davetkar bir dönüşüm sunuyor. Sanatçı bu kez renklerden feragat ederek, daha az tonla daha derin bir hafıza anlatısı kurmayı seçmiş. Serginin hakimiyetini ele geçiren o puslu görüntüler, aslında hepimizin içinden geçtiği ama dile dökemediği o belirsizlik anlarını temsil ediyor.
Sanatçının kendi deyimiyle bu sergi, bir yalnız gezerin labirentlerde kaybolma hikâyesi. Saraçoğlu, İstanbul gibi yamuk, katmanlı ve derine gömülmüş bir kadim şehirde bilinç kazanmış olmanın verdiği o tekinsiz ama bir o kadar da ruhsal hissiyatı tuvallerine yansıtıyor. Burada karşımıza çıkan mekanlar uydurma değil, aksine sanatçının kaçtığı, yaşadığı, gizemli bulduğu ve “başkalarına masal, kendisine gerçek” gelen duraklar.
Serginin merkezinde ise “çeviride kaybolanlar” yer alıyor. Hani o boğazımızda düğümlenen, dile gelmeyen, sessiz kalan felaketler ya da bir dilde tam karşılığı bulunmayan duygular vardır ya; işte Saraçoğlu o boşlukların, o hükümsüz bırakılanların peşine düşüyor. Sarı ve morun eşlik ettiği mavi-yeşil bir armoniyle örülen bu sisli atmosfer, izleyiciye aslında aramadığı bir şeyi buldurmayı, belki de bulamadığı şeyi aramaya devam ettirmeyi hedefliyor.
Beyoğlu’nun puslu bahar akşamlarında, Nur-u Ziya Sokak’ın 27 numaralı binasına adım attığınızda sadece bir sergi salonuna değil, bir rüya evrenine giriş yapıyorsunuz. Sergi, iki ayrı mekâna (Studio ve Gallery) yayılarak anlatısını genişletiyor.
Yonca Saraçoğlu’nun “Untold Tales”i, anlatılmaya değer bulunmayanların, kenara itilenlerin ve sessiz çığlıkların en estetik haliyle karşımızda duruyor. Eğer siz de kendi sisli labirentinizde bir yolculuğa çıkmak isterseniz, 11 Nisan’a kadar vaktiniz var.
“Kendi sisimde kaybolurken karşılaştığım gölgelere istemsiz sorular sordum. Aradığımı değil, aramadığımı buldum…” — Yonca Saraçoğlu






