
Londra’nın St. James’s bölgesindeki sanat galerileri arasında dolaşırken, vadesinin dolmasına sadece bir hafta kalan, son dönemin en dikkat çekici figüratif sergilerinden birine odaklanıyoruz. Saatchi Yates, 2000 doğumlu genç ve multidisipliner sanatçı Toby Grant’in —sanat dünyasında bilinen adıyla Cato— ilk solo sergisine ev sahipliği yapıyor.
Cato, Güney Londra’nın yerel dokusunu; berber dükkanlarını, yemek salonlarını ve ev içlerini merkezine alarak, Siyah topluluğun gündelik yaşamını neredeyse kutsal bir görkemle kayıt altına alıyor.
Cato’nun üretim pratiği, sadece bir boyama eylemi değil, aynı zamanda sosyolojik bir saha çalışması niteliği taşıyor. Sanatçı, Peckham sokaklarında gerçekleştirdiği streetcasting yöntemiyle modellerini seçiyor ve onları stüdyosuna davet ederek fotoğraflıyor.
Bu fotoğraflar, sanatçının elinde kesilip parçalanarak ve katmanlanarak yeniden kurgulanıyor. Henri Matisse’in ikonik cut-out tekniğini anımsatan bu metodoloji, yapıtlara dinamik bir form kazandırırken; figürlerin jestlerini, mimiklerini ve topluluk olma halini benzersiz bir derinlikle sunuyor.
Cato’nun kompozisyonlarında dikkat çeken en belirgin özellik, el ve kafa yapılarının bilinçli bir biçimde abartılmasıdır. Bu anatomik deformasyon, figürün duygusal dışavurumunu ve mekân içindeki varlığını kuvvetlendiriyor.
Vibrant Renk Kullanımı: Sahneleri canlandıran canlı renk paleti, karakterlerin sadece fiziksel varlığını değil, içsel enerjilerini de yansıtıyor.
Işığın Politikası: Sanatçının figürlerine gösterdiği “Warholian” ilgi, çağdaş resimde nadiren bu kadar aydınlık ve görünür kılınan Siyah yaşamına bir “yıldız mertebesi” kazandırıyor.
Anlatısal Detaylar: Eserlerdeki Picasso kitapları, Cubism referansları ve stüdyo envanterleri, sanatçının kendi sanatsal mirasıyla kurduğu diyaloğu belgeliyor.
Cato, stüdyo portrelerini ailesinden kalan eski fotoğraflarla ve buluntu imajlarla harmanlayarak, zamanlar ötesi bir bağ kuruyor. Bu yaklaşım, sanatçıyı sadece bir gözlemci değil, aynı zamanda diyasporik bir hafıza inşacısı konumuna getiriyor. Sanatçının aynı zamanda bir müzisyen olması (Parade grubunun üyesi), serginin genelindeki o ritmik ve kolektif enerjinin kaynağını da açıklıyor.
“Kendi yaşayabileceğim dünyalar kuruyorum. Kahramanlarımla konuşmaya çalışıyorum… Benim gibi çocukların örnek alabileceği biri olmak istiyorum.” – Cato
Saatchi Yates’teki bu sergi, 14 Ocak’a kadar St. James’s rotasında görülmesi gereken, samimiyeti ve teknik cesaretiyle iz bırakan bir deneyim sunuyor.






