
Dünyanın her yerinde olduğu gibi, modern şehir hayatının dinamikleri içerisinde bazen en hayati gerçekleri gözden kaçırabiliyoruz. İstanbul’un her sokağa yayılan dayanışma ruhu, bugün önemli bir toplumsal meselede birleşiyor. Çocukluk çağı kanserleri, her yıl dünyada 400 bin, Türkiye’de ise 4 bin çocuğu ve ailesini derinden etkileyen bir süreç. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), tam 25 yıldır bu sürecin merkezinde, çocukların ve ailelerin yanında sarsılmaz bir kale gibi duruyor.
15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında başlatılan #sarıyıfarket hareketi, sadece bir farkındalık kampanyası değil; erken teşhisin hayati gücünü hatırlatan, toplumu harekete geçmeye çağıran bir bilinç platformudur. Şehrin simgesel noktalarının sarı ile aydınlatılması, aslında hepimize şu mesajı veriyor: Doğru bilgi ve erken tanı ile bu hastalığı yenmek mümkün.
Apartmanımızın giriş katında bugün estetik kaygıların ötesinde, veriye dayalı bir gerçeklik hakim. Çocukluk çağı kanserleri, tüm kanser vakalarının %1’ini oluştursa da erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle iyileşme oranlarının en yüksek olduğu gruptur. Türkiye özelinde verilere baktığımızda;
Vakaların yaklaşık %30’unu lösemi oluşturmaktadır.
İkinci sırada beyin tümörleri yer almaktadır.
Ardından lenfoma, nöroblastom, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomları gelmektedir.
Kemik, deri, göz ve karaciğer tümörleri ise daha nadir görülen türler arasındadır.
KAÇUV, 25 yıllık tecrübesiyle bu sayıların birer istatistikten ibaret olmadığını, her birinin arkasında kesintisiz tedaviye ihtiyaç duyan bir yaşam olduğunu hatırlatıyor.
Çocukluk çağı kanserinde belirtileri tanımak kritik bir önem arz ediyor. Hastalığın türüne göre değişkenlik gösterse de ailelerin ve yakın çevrenin dikkat etmesi gereken temel işaretler şunlardır:
Uzun süren ve açıklanamayan halsizlik hali.
Sık tekrarlayan enfeksiyonlar.
Nedensiz kilo kaybı ve kemik ağrıları.
Lenf bezlerinde şişlik ve karın bölgesinde belirgin büyüme.
Toplumsal farkındalık, tam donanımlı onkoloji merkezlerine zamanında ulaşılmasını sağlayan en güçlü köprüdür. KAÇUV, sadece hastane duvarları içinde değil, toplumun her katmanında bu bilinci yaygınlaştırarak tedavi başarısını doğrudan etkilemeyi amaçlıyor.
Sarı; sadece şehri renklendiren bir ışık değil; umudu, iyileşme inancını ve kolektif güçlenmeyi simgeliyor. KAÇUV’un yürüttüğü çalışmalar, çocukların tedavi süreçlerini kesintisiz sürdürebileceği uygun koşulların sağlanmasından, çocuk dostu tedavi ortamlarının oluşturulmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Bu sosyal sorumluluk hareketine bireysel olarak katılmak, #sarıyıfarket etiketiyle farkındalığı büyütmek elimizde. Her çocuğun sağlıklı bir geleceğe adım atabilmesi, toplumun bu sürece ne kadar duyarlı yaklaştığıyla paraleldir.
Daha fazla bilgi almak ve bu dayanışmanın bir parçası olmak için kacuv.org adresini ziyaret edebilirsiniz.






