
Berlin’in ikonik Karl-Marx-Allee üzerindeki sanat duraklarından Capitain Petzel, 2026 yılının ilk aylarında (9 Ocak – 14 Şubat) izleyiciyi zihnin karanlık dehlizlerine, belleğin istikrarsız doğasına odaklanan sarsıcı bir grup sergisiyle karşılıyor. Serginin başlığı olan “NOT I”, adını Samuel Beckett’in tiyatro sahnesini barren bir görsel alana dönüştüren o meşhur monoloğundan alıyor. Beckett’in sahnesinde zifiri karanlıkta asılı duran ve amansız bir hızla konuşan “Ağız” (Mouth), serginin kavramsal omurgasını oluştururken; Mike Kelley’den Hanne Darboven’a uzanan sanatçı seçkisi, benliğin fragmanlara ayrılışını ve hatırlama eyleminin kaotik akışını inceliyor.
Samuel Beckett’in Not I eserinde ses, bedenden kopmuştur; niyetten ziyade bir zorunlulukla, kontrolsüzce dökülür. Sergi, bu kriz halini bir tanıma eylemine dönüştürerek geçmişin kuralsız şekillerde geri dönüşüne alan açıyor. Beckett’in doğrusal olmayan anlatısı ve progresif olmayan döngüselliği, galeri mekanında Mike Kelley’nin sarsıcı yapıtlarıyla yankı buluyor. Kelley’nin “City Boy – Trauma Image” (1984) eseri, karikatürize bir masumiyeti şiddet içeren imgeler ve kabusvari bir gerilimle birleştirerek belleğin geri dönüşünün bir “fırtına” gibi bilinci nasıl ele geçirdiğini somutlaştırıyor.
Sergi, belleğin kararsız yapısına farklı estetik yanıtlar sunan sanatçıları bir araya getiriyor:
Sistemli Yas ve Tekrar: Hanne Darboven’ın “Hommage an meinen Vater” (Babama Saygı) eseri, kişisel kaybı devasa bir notasyon sistemine dönüştürür. Yasın metodik olarak tekrarı, duyguyu tanımlanabilir ve görünür bir yapı haline getirir.
Gündelik Nesnenin Bozulması: Urban Zellweger, tanıdık pizza kutularını zamanla bellekten silinen puslu manzaralara dönüştürürken; Gina Folly, kırılgan organik kalıntıları deneyimin hassas tortuları olarak sunar.
Boyasal Gestür ve Birikim: William Gaucher, fırça darbelerini sanat tarihsel belleğin izlerini taşıyan bir sözdizimi oluşturacak şekilde katmanlandırır.
Serginin ilerleyen bölümlerinde bellek, fiziksel bir mekana ve bedensel bir forma bürünür. Martin Kippenberger’in “Şimdi huş ormanına gidiyorum, çünkü haplarım yakında etkisini gösterecek” adlı yerleştirmesi, bozulmuş huş ağacı gövdeleri ve saçılmış haplarla algının çöktüğü psikolojik bir oryantasyon bozukluğu sahnesi yaratır.
Monika Sosnowska: “Ghosts” adlı metal armatürleriyle insan bedenini andıran ama sadece hareketin tortusu olarak kalan “hayalet” formlar üretir.
Ilaria Vinci: Belleği eşmerkezli kabuklara sahip bir soğan gibi kurgulayarak, içsel labirente ancak katman katman soyarak ulaşılabileceğini vurgular.
Daria Blum & Xie Lei: Blum’un kırılmış ve yansımış benlik tasvirleri ile Xie Lei’nin birbirinin içinde eriyen spektral figürleri, benliğin bellek akıntılarında nasıl belirsizleştiğini gösterir.
Capitain Petzel’deki bu seçki, Beckett’in tek başına duyulan o yalnız sesiyle resmettiği parçalanmış içsel manzaraya maddi birer karşılık sunuyor. Belleğin ısrarla geri döndüğü ama benliğin onu sahiplenmeyi reddettiği o “Not I” noktasında, sanatın iyileştirici ve sarsıcı gücü bir kez daha kendini kanıtlıyor.
Sergi Bilgileri
Mekan: Capitain Petzel
Sergi Adı: NOT I
Tarih: 9 Ocak – 14 Şubat 2026
Sanatçılar: Daria Blum, Hanne Darboven, Gina Folly, William Gaucher, Mike Kelley, Martin Kippenberger, Monika Sosnowska, Ilaria Vinci, Xie Lei, Urban Zellweger.






