
Londra’nın en köklü, en gürültülü ve kuşkusuz en renkli sanat geleneği için geri sayım başladı! 1769 yılından bu yana, savaşlar ya da krizler fark etmeksizin hiç kesintiye uğramadan devam eden dünya çapındaki bu fenomen, 2026 yazında Burlington House’un ana galerilerini bir kez daha modern bir sanat karnavalına dönüştürüyor.
Royal Academy Summer Exhibition 2026, 16 Haziran’da kapılarını açarak yaz mevsiminin enerjisini sanatın her disipliniyle birleştiriyor. İşte bu devasa görsel şölen hakkında bilmeniz gereken her şey:
Summer Exhibition’ı diğer tüm sergilerden ayıran en önemli özellik, onun eşsiz demokratik yapısıdır. Burada, dünya çapında tanınan usta sanatçıların eserleri, daha önce ismini hiç duymadığınız genç yeteneklerle aynı duvarı paylaşıyor. Baskı resimlerden yağlı boyalara, videolardan mimari maketlere ve heykele kadar uzanan bu uçsuz bucaksız seçki, günümüz sanatının nabzını tutan devasa bir kolaj niteliğinde.
Burlington House’un yüksek tavanlı salonlarında yürürken kendinizi bir labirentte gibi hissedebilirsiniz. Duvarların tabandan tavana kadar eserlerle dolu olduğu o meşhur “salon stili” asım düzeni, gözlerinizi her saniye yeni bir sürprizle buluşturuyor. Bu yılki seçkide fotoğrafın gerçekçiliği ile heykelin dokunsallığı arasında gidip gelirken, mimari eserlerin geleceği nasıl kurguladığına tanıklık edeceksiniz.
Sergide yer alan eserlerin büyük bir çoğunluğu satışa açık! Bu durum, sadece evinize veya ofisinize bir başyapıt kazandırmanızı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda sergilenen sanatçılara doğrudan destek olmanıza da imkân tanıyor. Üstelik satışlardan elde edilen gelir, Royal Academy’nin bir hayır kurumu olarak yürüttüğü çalışmaları ve RA Schools bünyesinde eğitim gören gelecek nesil sanatçıların burslarını destekliyor. Yani aldığınız her eser, sanatın geleceğine yapılmış bir yatırım anlamına geliyor.
Royal Academy Summer Exhibition, sadece bir sergi değil, Londra’nın yazlık ruh halidir. İçerideki o “kaotik düzen”, size hayatın karmaşası içinde güzelliği bulmanın yollarını gösterir. Eğer 2026 yazında Londra’daysanız, elinizde sergi kataloğuyla salonlarda kaybolmak ve o sene hangi temanın duvarları ele geçirdiğini görmek, kendinize verebileceğiniz en ilham verici hediye olacaktır. Unutmayın; en iyi eser, karşısında en uzun süre durduğunuz değil, eve giderken aklınızdan çıkmayan eserdir!






