
“Evimiz deniz kenarındadır Fındıklı’da, ekmek paramız Beyoğlu’nda çıkar…” diye başlayan o meşhur dizelerin sahibi, yirmi yıl boyunca o yokuşu adımlayan Bedri Rahmi Eyüboğlu, bu kez çok daha mahrem, çok daha “içeriden” bir seçkiyle evine, Beyoğlu’na geri dönüyor. Bugün 5 Şubat 2026; yani İstiklal Caddesi’nin o büyüleyici art nouveau mücevheri Casa Botter, kapılarını bu eşsiz buluşmaya açalı henüz bir hafta oldu ve 29 Mart 2026 tarihine kadar da devam edecek.
Bu sergi, alışılagelmiş devasa tuvallerin ötesinde, sanatçının en saf ve en insani yanına; mektuplarına odaklanıyor. Bedri Rahmi’nin sadece birer haberleşme aracı değil, başlı başına birer sanat eseri olarak kurguladığı 142 adet özel tasarım zarf, izleyiciyi dijital çağın hızıyla asla yakalanamayacak bir zarafete davet ediyor.
Sergi, sadece renkli zarflardan ibaret değil; bir dönemin kültür ve sanat iklimini solutan çok özel belgeleri de barındırıyor:
Fikret Mualla’nın Mektupları: İki dev ismin arasındaki samimi ve yer yer hüzünlü diyaloglara tanıklık etme şansı.
“Yiğidim Aslanım” El Yazısı: Bedri Rahmi’nin yakın dostu Nâzım Hikmet için kaleme aldığı, hafızalarımıza “Zindanı Taştan Oyarlar” olarak kazınan o ölümsüz şiirin orijinal el yazısı.
Narmanlı Han Komşuluğu: Bir zamanlar atölyesi Casa Botter’in hemen ilerisindeki Narmanlı Han’da bulunan Bedri Rahmi için bu sergi, eski bir dostu ziyarete gelmek gibi.
Bedri Rahmi’nin zarflarına bakmak, sadece bir sanatçının estetik kaygısını görmek değil, aynı zamanda birine bir şeyleri “özenle” söylemenin ne demek olduğunu hatırlamak demek. Casa Botter’in o yüksek tavanları ve tarihi dokusu, Bedri Rahmi’nin bu naif mirası için biçilmiş kaftan. Bugün 4 Şubat; İstiklal’in o kalabalığından sıyrılıp Casa Botter’in serinliğine sığınmak ve bu mektupların içinde kaybolmak için en doğru zamanlardayız.
Yanınıza sadece merakınızı alın; çünkü bu sergi size sanatın yanı sıra “özenmeyi” ve “dostluğu” da yeniden hatırlatacak.






