Pierre Huyghe ve Berghain’da ‘Liminals’ Deneyimi

TowerSokakBerlin4 gün önce30 Tıklanmalar

Berlin’in endüstriyel devlerinden biri olan Halle am Berghain, genellikle tekno müziğin sismik sarsıntılarıyla anılsa da, 2026 kışında kapılarını çok daha derin ve gizemli bir sarsıntıya açıyor. Çağdaş sanatın sınırlarını biyoloji, teknoloji ve spekülatif kurguyla genişleten Pierre Huyghe, LAS Art Foundation ve Hartwig Art Foundation ortak siparişi olan yeni başyapıtı “Liminals” ile bizi gerçekliğin henüz ölçülmediği, ihtimallerin birbirinin üzerine bindiği o “eşik” noktasına davet ediyor. 23 Ocak – 8 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşen bu devasa yerleştirme; film, ses, ışık ve fiziksel titreşimleri bir araya getirerek kuantum fiziğinin soyut mantığını doğrudan duyusal bir tecrübeye dönüştürüyor.

Belirsizliğin Anatomisi: “Belki”lerin Dansı

Huyghe’nin “modern bir mit” olarak tanımladığı projenin merkezinde, yüzü olmayan, insansı bir figürün oluşum süreci yer alıyor. Ancak bu figür, bildiğimiz zaman ve mekan algısının tamamen dışındaki bir düzlemde varlık bulmaya çalışıyor. Sanatçıya göre burası, başlangıcın ve sonun, içerinin ve dışarının birbirine karıştığı, maddenin durmak bilmeyen bir dans içinde olduğu radikal bir alan. Bizler izleyici olarak, bu figürün tek bir gerçeklik durumuna hapsolmaktan kaçışına ve aynı anda birden fazla varoluş biçimini deneyimleme çabasına tanıklık ediyoruz.

Bu noktada Huyghe, kuantum mekaniğinin temel prensiplerinden biri olan süperpozisyon kavramını estetik bir alegoriye dönüştürüyor. Bir kuantum sisteminin ölçülmeden önce tüm olasılıkları aynı anda barındırması gibi, Liminals da izleyiciyi algımızın henüz stabilize olmadığı o kritik saniyede tutuyor. İç dünya ile dış dünya arasındaki sınırların eridiği bu “eşik” hali, insan öznelliği için “radikal bir yabancılık” taşıyor.

Atomların Rezonansı: Sanat ve Kuantum Hesaplama Kesişimi

Huyghe, bu projeyi hayata geçirirken sadece bilimsel kavramlardan ilham almakla kalmamış; bizzat kuantum sistemlerinin çıktılarını sanatın üretim aşamasına entegre etmiştir. Ünlü kuantum fizikçisi Tommaso Calarco ve filozof Tobias Rees ile yürütülen uzun soluklu diyaloglar, serginin teknik omurgasını oluşturuyor.

Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, filmde tasvir edilen maddenin titreşimlerini simüle etmek için Forschungszentrum Jülich’teki araştırmacılarla birlikte Pasqal’ın 100 kübitlik kuantum bilgisayarının kullanılmış olmasıdır. Calarco bu süreci, bir yaylı çalgı çalmaya benzetiyor: “Bilgisayarın atom dizilerini sanki tellere vurur gibi çekiştirip, onların yankısını duymak…” Bu atomik yankılar, serginin ses tasarımına ve fiziksel mekanın titreşimlerine dönüştürülerek, kuantum özelliklerini doğrudan sinir sistemimizde hissetmemizi sağlıyor.

Yapay Zeka ve Kuantum Gürültüsü

Huyghe’nin teknolojik inovasyonu burada da durmuyor. Filmdeki belirli sahnelerin üretiminde, kuantum gürültüsü (quantum noise) üzerine eğitilmiş özel bir yapay zeka modeli kullanılmıştır. Bu yaklaşım, görüntülerin rastgelelik ve karmaşa ile nasıl şekillendiğini gösterirken, insan ontolojisinin dışında kalan bir dünyayı tasvir etmeyi amaçlıyor. Huyghe’nin yarattığı bu kurgusal evren, chaos (kaos) ile nizam arasındaki o kararsız bölgede filizleniyor.

Huyghe, Santiago de Chile merkezli yaşamında, sergiyi statik bir nesne olarak değil, zaman içinde öğrenen, gelişen ve çevreleyen koşullardan etkilenen canlı bir organizma olarak kurgulama geleneğini sürdürüyor. Liminals, izleyiciye karşı kayıtsız görünen ama onun varlığıyla aynı mekansal-zamansal düzlemi paylaşan geçirgen bir yapıya sahip.

Sensing Quantum: Algının Yeni Sınırları

LAS Art Foundation’ın “Sensing Quantum” programının ikinci büyük halkası olan bu sergi, Avrupa Komisyonu tarafından “S+T+ARTS: Grand Prize – Innovative Collaboration” ödülüne layık görülen bir vizyonun devamı niteliğindedir. Huyghe, bizi “insan dışı” bir bakış açısına davet ederek şu can alıcı soruyu soruyor: Böylesine kararsız ve çoklu bir gerçekliği nachempfinden (hissetmek/anlamak) mümkün müdür?

Halle am Berghain’ın beton duvarları arasında yankılanan bu “ruhsal manzara”, bizi sadece bir sanat eserini seyretmeye değil, aynı zamanda gerçekliğin ne olduğunu ve ne olabileceğini yeniden hayal etmeye zorluyor. Huyghe’nin yarattığı canavarca ama bir o kadar da empatik figür, imkansız olana duyulan bir özlemin ve belirsizliğin içinde bulduğumuz estetik kozmosun bir simgesidir.

Sergi Bilgileri

  • Sanatçı: Pierre Huyghe

  • Sergi Adı: Liminals

  • Mekan: Halle am Berghain, Berlin

  • Tarih: 23 Ocak — 8 Mart 2026

  • Küratöryel İş Birliği: LAS Art Foundation & Hartwig Art Foundation

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3