Peaky Blinders Arabaları Koç Müzesi’nde

TowerSokakİstanbulDün12 Tıklanmalar

Mart ayının o kendine has serinliği İstanbul’un üzerine çökmüşken, sinema ve tarih meraklılarını heyecanlandıran bir “zaman yolculuğu” haberiyle karşınızdayız. Peaky Blinders efsanesi, geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Peaky Blinders: The Immortal Man” filmiyle görkemli bir final yaparken; Thomas Shelby’nin o sert, mağrur ve karizmatik dünyası, Haliç kıyısındaki Rahmi M. Koç Müzesi’nde hayat bulmaya devam ediyor.

Dizinin altı sezonu boyunca Birmingham’ın isli sokaklarında Tommy’nin gücünü simgeleyen o lüks dönem otomobilleri, aslında birer aksesuardan çok daha fazlasıydı; onlar Shelby ailesinin yükselişinin sessiz tanıklarıydı. Şimdi bu “hareketli heykelleri” yakından görmek, Shelby’nin dünyasına bir adım daha yaklaşmak mümkün.

Thomas Shelby’nin İmzası: Bentley ve Ford Model T

Thomas Shelby’nin stratejik zekası ve sarsılmaz duruşu, dizide seçtiği araçlarla kusursuz bir uyum içindeydi. Müzenin koleksiyonunda yer alan parçalar, sadece otomobil tarihini değil, bir devrin toplumsal değişimini de fısıldıyor.

1908 Ford Model T: Seri Üretimin Öncüsü

Henry Ford’un “dünyayı tekerlekler üzerine koyan” icadı, Shelby ailesinin ilk dönemlerinde Birmingham sokaklarında sıkça gördüğümüz bir figür. Müzedeki 1908 Ford Model T Wagon, dünyanın ilk büyük seri üretim bantlarından çıkan o devrimci ruhu temsil ediyor. 15 milyon adet üretilen bu model, Shelby’nin hırslı yükselişinin temelini atan o pragmatik dönemi simgeliyor.

1935 Bentley: Lüks ve Gücün Zirvesi

Thomas Shelby’nin karizmasıyla özdeşleşen Bentley, dizinin en ikonik sahnelerine eşlik etti. Müzede sergilenen 1935 Bentley Derby, Fransız karoser yapımcısı de Villars imzalı üstü açılabilen gövdesiyle tam bir aristokrat. Büyük Buhran’ın sarsıcı etkileri altında Rolls-Royce’a satılmadan önceki o son “safkan” lüks spor otomobil ruhunu yansıtıyor. Tommy’nin koltuğuna oturduğunda hissettiği o mutlak hakimiyet, bu aracın her bir detayında saklı.

Bir İngiliz Klasiği: 1936 Austin

Koleksiyonun bir diğer dikkat çeken parçası ise Austin Heavy Twelve-Four Tourer. 1905 yılında Herbert Austin tarafından kurulan şirket, “araba sahibi olmayı kolaylaştıran” Austin 7 modeliyle bilinse de, müzedeki bu model dönemin İngiliz mühendisliğinin ne kadar sağlam ve lider olduğunu kanıtlar nitelikte. Shelby imparatorluğunun artık yerleştiği, güç dengelerinin oturduğu 1930’lu yılların o ağırbaşlı estetiğini yansıtıyor.

Neden Gitmelisiniz?

Rahmi M. Koç Müzesi, sadece otomobilleri yan yana dizen bir sergi alanı değil; ulaşım, endüstri ve iletişimin Türkiye’deki (ve dünyadaki) gelişimini belgeleyen yaşayan bir hafıza. Thomas Shelby’nin dünyasını Birmingham’ın puslu havasından çıkarıp İstanbul’un tarihi atmosferine taşıyan bu koleksiyon, şu günlerde filmi izleyip “keşke o dönemde olsaydım” diyenler için en gerçekçi durak.

Apartman Sakinlerine Not: Dizinin sinematografik başarısının ardındaki o retro-estetiği yakından solumak isterseniz, hafta sonu Haliç’e doğru bir rota çizmek harika bir fikir olabilir.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3