
Londra’da sanat dünyasını Şubat sonunda sarsacak dev bir fırtınanın hazırlıkları konuşuluyor. Tate Modern, çağdaş sanatın en vahşi, en dürüst ve en tartışmalı figürlerinden biri olan Tracey Emin’in 40 yıllık serüvenini kutsamaya hazırlanıyor: “A Second Life” .
Bu sergi sadece profesyonel bir retrospektif değil; aynı zamanda bir hayatta kalma manifestosu. 2020 yılında kendisine konulan ve onu ölümün eşiğine getiren nadir, hırçın bir kanser türüyle mücadelesinin ardından Emin, sanatını bir nevi “yeniden doğuş” alanı olarak kurguluyor.
Serginin küratörleri Maria Balshaw, Jess Baxter ve Alvin Li, sergiyi kurgularken çok zekice ve bir o kadar da ironik bir hamle yapmışlar. Sergi, Emin’in 1993 yılında White Cube’daki meşhur ve küstahça isimlendirilmiş ilk solo sergisi “My Major Retrospective 1982–93”ten parçalarla açılıyor.
Henüz kariyerinin başındayken kendine retrospektif düzenleyen o 30 yaşındaki genç kadının cüretkârlığı, bugün 40 yıllık bir külliyatın ve ölümle burun buruna gelmiş bir sanatçının olgunluğuyla birleşiyor. Bu, bir sanatçının kendi ölümlülüğünü kabullenirken bile ölümün yüzüne alaycı bir şekilde sırıtabildiğinin en somut göstergesi.
“A Second Life”, Emin’in sadece son dönem işlerine değil, 1980’lerden bu yana ürettiği geniş bir disiplin yelpazesine odaklanıyor. Sanatçının mahremiyetin sınırlarını zorlayan o meşhur dürüstlüğü, galerinin her köşesinde hissedilecek:
Vahşi Tuvaller: Son yıllarda kanserle mücadelesini ve bedensel travmalarını işlediği, dışavurumcu ve çiğ tablolar.
İkonik Yerleştirmeler: Emin’in hayatının en mahrem anlarını birer anıta dönüştürdüğü enstalasyonlar.
Tekstil ve Heykel: Yumuşak kumaş işlerinden sert bronz heykellere uzanan, bedenin kırılganlığını ve gücünü anlatan eserler.
Video ve Arşiv: Sanatçının kişisel tarihini belgeleyen, bazen rahatsız edici ama her zaman samimi videolar.
Tracey Emin, her zaman kendini anlatan bir sanatçı oldu. Ancak bu kez, anlatılan sadece bir gençlik sancısı ya da aşk acısı değil; bir bedenin yok oluşa direnmesi ve küllerinden yeniden doğması. Tate Modern’in devasa duvarlarında, Emin’in kırılganlığı bir güce dönüşüyor. Serginin ismi olan “İkinci Bir Hayat”, hem tıbbi bir mucizeye hem de bir sanatçının estetik dilindeki evrime işaret ediyor.
“Emin’in sanatı her zaman bir itiraftı; bu sergi ise o itirafların en olgun, en hüzünlü ve en meydan okuyan hali.”
Sergi Adı: Tracey Emin: A Second Life
Mekân: Tate Modern (Bankside), Londra
Tarih: 27 Şubat – 31 Ağustos 2026
Küratörler: Maria Balshaw, Jess Baxter, Alvin Li
Şubat sonunda Londra’da olacaksanız, bu sergi takviminizin en tepesinde yer almalı. Tracey Emin’in ölümle pazarlığından geriye kalan bu görkemli mirası görmek, 2026’nın en sarsıcı deneyimlerinden biri olacak.






