
İstanbul’un kalbi Kadıköy’de, Moda’nın o kendine has rüzgârı bu akşam bir başka absürt esiyor. Türk tiyatrosunun iki dev ismi, Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ı yıllar sonra aynı sahnede buluşturan “Kel Diva”, seyirciyi dilin, mantığın ve burjuvazinin paramparça olduğu bir “İngiliz oturma odasına” davet ediyor.
Eugène Ionesco’nun 1950’lerde yazdığı ve absürt tiyatronun köşe taşlarından biri sayılan bu eser, Oyun Atölyesi’nin mutfağından çıkan modern yorumuyla, 2026 sezonunun en çok konuşulan, biletleri dakikalar içinde tükenen yapımı haline geldi.
Oyun, tipik bir İngiliz burjuva ailesi olan Bay ve Bayan Smith’in, evlerinde Bay ve Bayan Martin’i ağırlamasını konu alıyor. Ancak burası sıradan bir oturma odası değil. Zamanın durduğu, cümlelerin anlamını yitirdiği ve her şeyin bir “yanılsama”dan ibaret olduğu bir boşlukta geçiyor.
Efsanevi İkili: Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın sahne üzerindeki o müthiş kimyası, absürt metnin içindeki komediyi ve gerilimi zirveye taşıyor.
Absürt Sorular: Evde yangın yokken İtfaiye Şefi’nin neden orada olduğu, hizmetçi Mary’nin sakladığı sırlar ve divanın aslında neden kel olduğu… Cevap aramayın; sadece Ionesco’nun yarattığı o muazzam karmaşanın tadını çıkarın.
Modern Reji: Muharrem Özcan’ın yönetimindeki oyun, Kerem Çetinel’in minimalist dekor ve ışık tasarımıyla birleşince, seyirciyi “biz aslında neyi, neden konuşuyoruz?” sorusuyla baş başa bırakıyor.
Çünkü Kel Diva, kelimelerin bir iletişim aracı olmaktan çıkıp sadece bir gürültüye dönüştüğü o anları yüzümüze çarpıyor. Modern dünyanın mükemmel görünen ilişkilerinin altındaki o anlamsız boşluğu, Haluk Bilginer’in usta işi zamanlaması ve Zuhal Olcay’ın büyüleyici sahne hakimiyetiyle izlemek, sadece bir tiyatro deneyimi değil; bir kültürel olay.
Bu sezon Oyun Atölyesi’nin ev sahipliğinde kapalı gişe devam eden oyun için en yakın gösterimler ve turne detayları için internet sitesini takip etmekte fayda var. Zira biletlerin satışa açıldığı an tükendiğini hatırlatmakta fayda var.
Hayatın anlamsızlığına, mantığın iflasına ve tiyatronun o muazzam gücüne tanıklık etmek için yerinizi ayırtın. Diva kelse bile, tiyatro her zaman gerçeğin kendisidir.
“Bilmeye çalışmayalım. Her şeyi olduğu gibi bırakalım.”






