
İstanbul’un tarihi semtlerinden Kocamustafapaşa’da, Çevre Tiyatrosu’nun o kendine has kokusu ve Semaver Kumpanya’nın bitmek bilmeyen enerjisi yükseliyor. Saatler şu an 19:25‘i gösteriyor; yani yaklaşık bir saat sonra, iş dünyasının o parlak plaza camlarının ardındaki vahşi doğaya bir yolculuk başlayacak.
İspanyol yazar Jordi Galceran’ın 2003’te kaleme aldığı ve yazarına dünya çapında ün getiren “Metot”, kumpanyanın 23. yılında taptaze bir enerjiyle yeniden sahnede.
Bir şirketin toplantı odası… Dışarıdan bakıldığında sadece prestijli bir iş için bir araya gelmiş dört profesyonel görüyorsunuz. Ancak kapılar kapandığında, modern İK tekniklerinin ne kadar absürt ve acımasız olabileceğine dair gizemli bir sınav başlıyor.
“İş dünyasının karanlık yüzünü deşen bu çarpıcı yüzleşme; kimin ne kadar ileri gidebileceğini, etik değerlerin bir maaş bordrosuna ne kadar sığabileceğini sorgulatıyor.”
Oyun, komedi ile dramın o ince çizgisinde yürürken izleyiciye şu soruyu sorduruyor: Siz o koltukta olsaydınız, o “metot”ları uygulamaya ne kadar gönüllü olurdunuz?
Bu oyun Semaver Kumpanya için sadece bir prodüksiyon değil, adeta bir repertuvar demirbaşı. 10 yılı aşkın süredir kumpanya çatısı altında sergilenen eser, bugün Serkan Keskin’in rejisiyle tekrar can buluyor.
Sahnedeki Yıldızlar:
Serkan Keskin: Hem yönetmen koltuğunda hem sahnede.
Şebnem Hassanisoughi: Karakterindeki o tekinsiz derinlikle sahnede devleşiyor.
Sarp Aydınoğlu & Yavuz Pekman: Kumpanyanın o meşhur oyunculuk disipliniyle kadroyu tamamlıyorlar.
Bu akşamki gösterim için Çevre Tiyatrosu’na doğru yola çıkacak olanlara iyi seyirler! Eğer bu akşamı kaçırırsanız, Nisan ortasına kadar İstanbul’un farklı yakalarında kendinize bir yer kapabilirsiniz:
31 Mart Salı: Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi
09 Nisan Perşembe: Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi.
14 Nisan Salı: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
Kocamustafapaşa’nın o dar sokaklarında yürüyüp Çevre Tiyatrosu’nun samimiyetine sığınmak, ardından plazaların soğuk dünyasına sahneden bakmak her zaman iyi bir fikirdir. Metot, sadece beyaz yakalıları değil, “insan” kalmaya çalışan herkesi sarsmaya devam ediyor.






