
İstiklal Caddesi’nin o kendine has kış devinimi içinde, Meşher’in kapıları bizi Batı edebiyatının hayal gücüyle örülmüş, çok katmanlı ve kurmaca bir İstanbul’a çağırıyor. Geçtiğimiz Ocak ayından bu yana şehre dair anlatıları ve imajları birer sanat nesnesi gibi önümüze seren “Hikâye İstanbul’da Geçiyor” sergisi, 18 Ocak’ta sona erecek olan yolculuğunun son düzlüğüne girdi. Serginin küratörleri Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin, bu edebi haritayı bizzat kendi ağızlarından dinlemek isteyenler için Ocak ayında son iki özel buluşma düzenliyor.
Serginin merkez omurgasını oluşturan Ömer Koç Koleksiyonu’ndan yaklaşık 300 kitap; fantastik öykülerden bilimkurguya, grafik romanlardan casusluk hikâyelerine kadar uzanan geniş bir janr yelpazesinde İstanbul’un Batılı dimağlarda nasıl bir “mekân” olarak kurgulandığını sorguluyor. Voltaire’den Virginia Woolf’a, Jules Verne’den Ian Fleming’e kadar dünya edebiyatının dev isimlerinin eserleri, sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahne ve film uyarlamalarıyla zenginleşen disiplinlerarası bir anlatıya dönüşüyor. Sergi, 16. yüzyıldan günümüze kadar uzanan bu uzun kronolojide, İstanbul’un bir ilham kaynağı olmanın ötesinde, kurmaca dünyaların nasıl başrol oyuncusu haline geldiğini titizlikle belgeliyor.
Küratörlü turlar, serginin akademik ve sanatsal altyapısını birinci ağızdan keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bu veda niteliğindeki turların ilki, 8 Ocak Perşembe günü saat 17:00’de Şeyda Çetin rehberliğinde gerçekleşecek. Serginin tüm katmanlarını küratöryel bir perspektifle deneyimlemek için son şans ise 15 Ocak Perşembe günü saat 17:00’de Ebru Esra Satıcı eşliğinde yapılacak tur olacak. Meşher’in ücretsiz olarak sunduğu bu etkinlikler, ziyaretçilere nadide eserler arasındaki gizli bağları ve şehrin edebi mitolojisini keşfetme imkânı vaat ediyor.






