
Londra’daki Science Museum, ziyaretçilerin en çok hatırladığı bölümlerden biri olan Uzay Galerisini yenileyerek yeniden açtı. Müzenin arka bölümünde, West Hall’da konumlanan yeni galeri, hem tarihi uzay araçlarını hem de geleceğe dönük projeleri bir araya getiriyor.
Galerinin yıldızı kuşkusuz Apollo 10 kapsülü. 1969’da Ay görevinde kullanılan ve atmosferden dönüşte büyük ısıya maruz kalan kapsül, bugün hâlâ o yolculuğun izlerini taşıyor. Artık galeriye merkezi bir şekilde yerleştirilen Apollo 10, yanına Tim Peake’in 2015 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidiş-dönüşte kullandığı Rus Soyuz kapsülü ile birlikte sergileniyor. Dünyada bir Amerikan ve bir Rus kapsülünü yan yana görebileceğiniz tek yer burası. Soyuz’un dev paraşütleri de tavana doğru yükselerek ziyaretçileri karşılıyor.

Uzay meraklılarının unutmadığı parçalar da yeni galeride yerini aldı:
Saturn V roketinin J-2 motoru
İngiltere’nin tek uydu fırlatma aracı Black Arrow ve Prospero uydusu
Neil Armstrong’un kulaklığı
Avrupa Uzay Ajansı’nın BepiColombo Merkür sondasının iki katlı modeli
Ve tabii ki Apollo 15’ten getirilen Ay taşı.
Yeni eklenen eserler arasında Rolls-Royce’un Ay üsleri için geliştirdiği mini nükleer reaktör modeli, katlanabilir bir ısı kalkanı, sıra dışı bir Ay robotu ve eski uyduları yörüngeden indirmek için tasarlanan yeni bir kenetlenme sistemi bulunuyor. Ayrıca Helen Sharman’ın (ilk Britanyalı astronot) seslendirdiği dev dijital küre, ziyaretçilere gezegenler ve uydular hakkında interaktif bir deneyim sunuyor.

Galerinin en büyük eksiği, yıllardır merkezde yer alan Lunar Module maketi. 1970’lerden kalan bu modelin hassas yapısı nedeniyle şimdilik sergilenmiyor. Aynı şekilde Beagle-2 uzay aracı modeli ve erken roket tarihine dair detaylı parçalar da koleksiyondan çıkarılmış.
Yeni düzenlemesiyle çok daha ferah bir deneyim sunan Uzay Galerisi, bilim ve tarih meraklılarını karşılamaya hazır. Londra Bilim Müzesi’nin yeni Space Gallery bölümü artık ziyarete açık ve giriş ücretsiz.
Fotoğraflar:Matt Brown






