Londra’nın kış sisi Lisson Street’in endüstriyel dokusuna karışırken, kentin en köklü galerilerinden biri yeryüzünün hafızasını sorgulayan üç dev ismi ağırlıyor. Bu hafta Apartman No: 26’nın rotasında; toprağın katmanlarına, adımların tozuna ve endüstriyel kalıntıların kalbine doğru derin bir yolculuğa çıkıyoruz. Lucy Raven, Richard Long ve John Latham’ın doğa, zaman ve maddeyle kurdukları o sarsılmaz diyaloğu mercek altına alıyoruz.
Lucy Raven: Tortu ve Basınç (Depositions)
Yolculuğumuz, Lucy Raven’ın Barbican’daki devasa sergisiyle eşzamanlı olarak sunduğu “Depositions” serisiyle başlıyor. Raven, Kaliforniya’daki baraj yıkım projelerinden ilham alarak stüdyosunda küçük ölçekli sel baskınları ve patlamalar kurguluyor. Kum, çamur, çimento ve tuzlu su kullanarak oluşturduğu bu eterik paneller, ipek yüzeyler üzerinde birer “jeolojik iz” olarak donuyor. Ortaya çıkan eserler sadece birer manzara değil; jeolojik bir travmanın arkeolojik katmanları olarak karşımıza çıkıyor. Üst kattaki üç ekranlı video yerleştirmesi “Dam Breach LIC” ise bu kaosun nasıl estetik bir tortuya dönüştüğünün kamera arkasını fısıldıyor.
Richard Long: Yürüyüşün ve Tozun Şiirselliği
Raven’ın baraj sularıyla dondurduğu o jeolojik an, galerinin diğer bölümünde yerini Richard Long’un “yürüyen adımlarına” bırakıyor. Land Art’ ın yaşayan efsanesi Long, 50 yılı aşkın süredir doğayla kurduğu fiziksel teması belgelemeye devam ediyor. Sergideki “Dustlines” (Toz Çizgileri), sanatçının Rio Grande kıyısındaki eski bir yolda bir hafta boyunca botlarını sürükleyerek oluşturduğu tozdan yolu betimliyor. Bu eser, zihin gözümüzle görmemiz gereken ve doğası gereği kendini yok eden bir performansın sessiz kaydı. Long, dışarıdaki ham maddeyi galeriye taşırken; Avon Nehri’nden toplanmış “Driftwood Line” heykeliyle doğanın rastlantısal formlarını sanatın disiplinli çizgisiyle buluşturuyor.
John Latham: Endüstriyel Atıklardan Doğan “Niddrie Kadını”
Doğanın bu saf dokunuşu, serginin sonunda John Latham’ın ellerinde endüstriyel bir ağıta dönüşüyor. Latham’ın 1970’lerden 2005’e uzanan arayışı, Edinburgh yakınlarındaki madencilik atıklarını devasa birer sanat eseri olarak görüyor. “The N-U Niddrie Heart”, bu endüstriyel kalıntıların kalbi olarak kurgulanan cam, kum ve kitaplardan oluşan sarsıcı bir yerleştirme. İçine gömülmüş bir “Hayatta Kalma Rehberi” ile Latham, Toprak Ana’nın varoluş mücadelesine felsefi bir derinlik katıyor. “Canvas Events” serisindeki tuvaller ise yaratılışın en kısa anıyla kozmosun sonsuzluğu arasındaki o tekinsiz boşluğu yakalıyor.
Ziyaret Notları
Konum: Lisson Gallery, Lisson Street, Londra.
Tarih: 31 Ocak 2026’ya kadar devam ediyor.
Apartman No: 26 Notu
Bu sergi, yeryüzüne sadece “bakmak” değil, onunla “birlikte olmak” üzerine bir ders niteliğinde. Raven’ın baraj sularıyla, Long’un adımlarıyla ve Latham’ın endüstriyel atıklarıyla şekillendirdiği bu üç dünya; bize toprağın sadece bir zemin değil, sürekli yazılan ve silinen bir hafıza olduğunu hatırlatıyor.