
Sanat dünyasının “havalı büyükannesi” ve kuralları yıkan ikonu Rose Wylie, şimdiye kadarki en büyük sergisiyle Royal Academy of Arts sahnesine çıkıyor. Eğer sanatın sadece ciddi, ağırbaşlı ve kusursuz olması gerektiğini düşünüyorsanız, Rose size yanıldığınızı çok eğlenceli bir dille anlatmaya hazır.
Resim yapmaya 50’li yaşlarında başlayan ve “geç açılan bir çiçek” olmanın ne kadar muazzam bir şey olduğunu kanıtlayan Wylie, Kent kırsalındaki boya sıçramış stüdyosundan çıkıp Londra’nın kalbine, devasa ve bir o kadar da samimi dünyasını taşıyor.
Rose Wylie’nin tuvalleri, adeta bir popüler kültür ve tarih partisi gibi! Onun dünyasında Kraliçe I. Elizabeth, Serena Williams ile yan yana gelebilir; Marilyn Monroe ise Pamuk Prenses ile dertleşebilir.
Sinema ve Ünlüler: Nicole Kidman’dan futbolculara kadar herkes Rose’un fırçasından nasibini alıyor.
Kişisel Anılar: Sadece ünlüler değil, Rose’un küçük bir kızken yaşadığı Blitz (Londra Bombardımanı) gibi sarsıcı hatıralar da bu devasa renklerin arasında kendine yer buluyor.
Günlük Komedi: Hayatın küçük, bazen saçma ama her zaman dokunaklı anları, onun cesur ve “filtresiz” fırçasıyla devleşiyor.
Rose Wylie’nin sanatı, hiyerarşiyi reddeder. Onun için yüksek sanat ile bir gazete kupürü veya eski bir film karesi aynı değerdedir. Sergi, sanatçının en ikonik işlerini daha önce hiç görülmemiş yeni parçalarıyla buluşturuyor.
“Hayat, bazen sadece komik ve küçük anlardan ibarettir.” Rose’un sanatı bize bunu hatırlatıyor: Ciddiyeti bir kenara bırakın ve rengin, formun, hikâyenin tadını çıkarın!
Mekân: Royal Academy of Arts, Londra
Tarih: 28 Şubat – 19 Nisan 2026
Motto: Başlamak için asla geç değildir!
Rose Wylie’nin o meşhur, her yeri boya içindeki Kent stüdyosunun ruhunu Londra’nın en prestijli galerisinde hissetmek gerçekten paha biçilemez bir deneyim olacak. Eğer bahar aylarında yolunuz Londra’ya düşerse, bu görsel şöleni mutlaka listenize ekleyin.






