Kar Körü Bir Sessizlik Nezir Akkul (Çepo) Snowblind Sergisi ile Zilberman’da

TowerİstanbulSokak2 saat önce10 Tıklanmalar

Bugün, yalacı güneşli ve hafif serin bir İstanbul ikindisinde; İstiklal Caddesi’nin o bitmek bilmeyen uğultusundan sıyrılıp, Mısır Apartmanı’nın Art Nouveau zarafetine sığınıyoruz. Hedefimiz Zilberman; ve bizi içeride, zihnimizi bembeyaz bir boşlukla yıkayacak sarsıcı bir sergi bekliyor.

Çağdaş sanat dünyasının dikkat çeken isimlerinden Nezir Akkul (Çepo), İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Snowblind” (Kar Körlüğü) ile 14 Şubat’tan bu yana izleyiciyi adeta kutsal bir sessizliğin ortasına bırakıyor. Yekhan Pınarlıgil’in kaleme aldığı o derinlikli metin eşliğinde, 22 Nisan’a kadar devam edecek bu büyüleyici deneyimin kapılarını aralayalım.

Gürültüden Kaçış: Bir İçe Dönüş Manzarası

Çepo’nun daha önceki işlerini hatırlayanlar bilir; tuvaline şehrin o kaotik yapısı, sıkışıklık, gürültü ve kalabalıkların yönelim bozukluğu hakimdi. Ancak “Snowblind” ile birlikte sanatçı kentsel alandan tamamen geri çekiliyor ve her şey kökten değişiyor. Silüetler geniş renk alanlarında eriyor, kalabalıklar yerini uçsuz bucaksız bir boşluğa bırakıyor. Ufka doğru sonsuzluğa uzanan ovalar, bilinmeyene giden yollar ve her yeri kaplayan bir kış manzarası…

Stüdyonun soğuk kemerliliğinde, neredeyse kutsal bir sessizlik içinde hayata geçirilen bu manzaralar; aslında fiziksel bir doğa tasvirinden çok, sanatçının kendi iç dünyasına ait bir coğrafya. Dış dünyanın tortuları, anıları ve izleri yavaşça resmin içine sızıyor.

Ultraviyole Bir Uçurum: Görmek ve Kaybolmak Arasında

Çepo, estetik arayışında yeni bir eşiğe adım atarak figürasyon ile soyutlama arasındaki o belirsiz alanda ustalıkla dengede duruyor. Tuvalin yüzeyi, izleyicide anlık bir körlük hissi uyandıran baş döndürücü bir ultraviyole ahenge sahip. Her şey tam olarak bu sınırda var oluyor: Görmek ile görmemek, varlık ile yok oluş arasında.

Tablolar oldukça anıtsal ve ezici boyutlarda olmasına rağmen (örneğin Snowblind No:2, 166 x 486 cm gibi devasa bir ölçüye sahip), içerik rahatsız edici bir basitliğe indirgenmiş durumda. Devasa bir boşluğun ortasında uzaktaki birkaç kırılgan detay: Yönü olmayan bir yol, yalnız bir ağaç veya terk edilmiş bir elektrik direği. Havayı yoğunlaştıran bir sis, toprağı kefen gibi örten kar ve gözleri yakan o ultraviyole ışık… Bu, fırtına öncesi sessizlik mi, yoksa her şeyi silip süpüren bir tufanın sonrası mı?

Susturulan Hikayelerin Coğrafyası

“Snowblind” sergisinde hissettiğimiz o derin sakinlik, aslında sesin yokluğundan değil; hikayelerin susturulmasından kaynaklanıyor. Sislerin ardında, karın sessizliğinin altında gömülü, unutulmuş, henüz yaşanmamış ama yok olmaya mahkum hikayeler var. Yekhan Pınarlıgil’in metninde sorduğu o can alıcı sorular zihnimizde yankılanıyor:

Her şeyi zamana bıraksaydık, hiçbir şey yazmasaydık, koruma içgüdüsüyle unutmayı seçseydik, dünya yine de geride bıraktığımız hikayeleri saklar mıydı? Baharda karlar eridiğinde hangi kalıntılar yüzeye çıkacak? Ve gezgin bir dengbêj geçip gitseydi, o sessizlik bozulur muydu?

Eğer zihninizdeki gürültüyü susturmak ve bu koordinatsız ülkede kaybolmak istiyorsanız, Zilberman kapılarını sizler için açık tutuyor.

  • Tarih: 22 Nisan 2026 tarihine kadar

  • Mekân: Zilberman İstanbul (İstiklal Cad. No.163, Mısır Apartmanı K.3 D.10, Beyoğlu)

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3