
İlker Çatak, dünya çapında ses getiren ve Oscar adaylığına kadar uzanan “Öğretmenler Odası” başarısının ardından, sinematografik yolculuğunu bir üst seviyeye taşıyarak 76. Berlin Film Festivali’nin ana yarışmasına “Sarı Zarflar” (Gelbe Briefe) ile geri dönüyor. 12-22 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin kalbi olan ana yarışmada Altın Ayı için mücadele edecek olan yapım, Türk sinemasının uluslararası prestijini perçinleyen en güçlü adaylardan biri olarak görülüyor. Çatak, bu filminde de toplumsal sistemlerin birey üzerindeki baskısını ve etik kırılmaları, bir ailenin mikro evreni üzerinden sarsıcı bir dille sorgulamaya devam ediyor.
Filmin öyküsel omurgası, Ankara’da sanat camiasının saygın isimleri olan Derya ve Aziz’in, yeni oyunlarının prömiyer gecesinde yaşananların ardından hayatlarının geri dönülemez şekilde altüst oluşunu merkezine alıyor. Bir gecede hedef gösterilerek hem işlerini hem de evlerini kaybeden çift, hayata tutunabilmek adına 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte İstanbul’a sürgün benzeri bir taşınma süreci yaşar. Senaryo; Aziz’in katı etik değerlerinden ödün vermeme çabası ile Derya’nın ailesini kurtarmak adına girmek zorunda kaldığı pragmatik yol ayrımları arasındaki o sancılı boşluğu deşiyor. Bu süreçte kızları ile aralarında açılan uçurum, idealler ile çıplak hayatta kalma arzusu arasındaki o kadim çatışmanın dramatik yükünü omuzluyor.
Başrollerde Özgü Namal ve Tansu Biçer gibi devleşen isimlerin yer alması, “Sarı Zarflar”ın oyunculuk kategorilerinde de Gümüş Ayı için en iddialı yapımlardan biri olmasını sağlıyor. Uzun bir aranın ardından beyazperdeye muazzam bir dönüş yapan Özgü Namal ve karakterin içsel çelişkilerini minimal bir ustalıkla yansıtan Tansu Biçer’e; İpek Bilgin ve Elit İşcan gibi güçlü bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Yönetmen İlker Çatak, bu filminde de başarısı kanıtlanmış “Öğretmenler Odası” ekibiyle (Görüntü Yönetmeni Judith Kaufmann, Kurgucu Gesa Jäger ve Besteci Marvin Miller) çalışarak, teknik ve görsel bütünlüğü en üst seviyede tutan bir sinematografi vaat ediyor.
Yapımın en dikkat çekici prodüksiyon tercihlerinden biri ise mekanların yaratımındaki alışılagelmişin dışındaki yaklaşımıdır. Çatak, Ankara sahnelerini Hamburg’da, İstanbul sahnelerini ise Berlin’de kurulan özel setlerde çekerek her iki şehrin ruhunu ve atmosferini Almanya’da yeniden inşa etti. Bu estetik tercih, filmin evrensel tonunu kuvvetlendirirken aynı zamanda karakterlerin yaşadığı yabancılaşma hissini görselliğe de dahil ediyor. Almanya-Fransa-Türkiye ortak yapımı olarak hayata geçen “Sarı Zarflar”, hem Berlinale’deki Altın Ayı yarışı hem de Türkiye vizyonu öncesinde sinemaseverlerde büyük bir beklenti oluşturmuş durumda.






