Hafızanın Sessiz Katmanları: Simbart Projects’te “Geçerken Bırakılan”

TowerİstanbulSokak13 dakika önce4 Tıklanmalar

İstanbul’un sanat rotasında bugün kapılarını açacak olan çok taze ve bir o kadar da derinlikli bir serginin heyecanı var. Simbart Projects, 16 Ocak – 28 Şubat tarihleri arasında Metin Katırcılar, Maya Kurdoğlu, Sanem Odabaşı ve Merve Zeybek’in eserlerini bir araya getiren “Geçerken Bırakılan” isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, doğa ile bellek arasında kurulan o ince bağı, hatıraların zamanla nasıl kılıktan kılığa girdiğini ve kimlik kavramının bu akışkanlık içinde nasıl yeniden şekillendiğini sorguluyor.

Bellek burada sadece zihnimizde saklanan statik bir kayıt değil; aksine figürden nesneye, kumaştan toprağa taşınan, paylaşıldıkça çoğalan ve her hatırlama eylemiyle yeniden kurulan bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

Silinen Silüetler ve Fısıldayan Anılar

Sergide Metin Katırcılar, “Hafıza Yüzeyleri” serisiyle bizi aile albümlerinin tozlu sayfalarından çıkarıp belleğin boşluklarına davet ediyor. Sanatçı, aile fotoğraflarındaki figürleri birer boşluk (silüet) olarak bırakırken, onları çevreleyen nesnelerin desenlerini belirginleştiriyor. Bu tercih, anının zamanla şeffaflaşan doğasına ve geçmişin bazen bir yüzden ziyade bir odanın dokusunda, bir perdenin deseninde saklı kaldığına işaret ediyor. Hatırlama eylemi, temsilin kendisinden kopup bizi kuşatan görsel kodlara dönüşüyor.

Maya Kurdoğlu ise araştırmalarını doğadan aldığı malzemelerle; siyah çay, mavi kelebek çayı ve tebeşir taşı gibi doğal pigmentlerle derinleştiriyor. Sergide yer alan “fısıldayarak;” isimli çalışması, “başka birinin anılarını hatırlamak” gibi tekinsiz ve büyüleyici bir temayı işliyor. Çok parçalı bir yapıda sunulan bu eserde karakterler ve zamanlar birbirine karışıyor; kimin neyi hatırladığı belirsizleşirken, anılar karakterleri birbirine bağlayan ortak bir fısıltıya dönüşüyor.

Yavaş Dikişler ve Doğa ile Bedensel Temas

Sanam Odabaşı’nın çalışmaları, doğanın ve zamanın bıraktığı izleri tekstil yüzeylerine birer “düşünsel bahçe” olarak nakşediyor. Odabaşı için bahçe, sadece çiçekli bir manzara değil; bir varlığın geçerken bıraktığı izlerin toplandığı bir alan. Pamuk, keten ve ipek üzerine bitki bazlı boyalarla yaptığı müdahaleler, “buradaydım” diyen geçici ama sezgisel bir varlık halini belgeliyor. Yavaş dikişlerle oluşturduğu topografik çizgiler, adeta hafızanın engebeli haritasını çıkarıyor.

Son olarak Merve Zeybek, belleği bir “sahiplik” meselesi olmaktan çıkarıp bedensel bir deneyime dönüştürüyor. Maurice Merleau-Ponty’nin bedenlenmiş algı anlayışından ilham alan Zeybek, doğaya temas eden bedenin geçmişi sadece hatırlamadığını, onu yeniden yaşadığını savunuyor. Taş, toprak ve su gibi doğal unsurlar Zeybek’in pratiğinde sadece malzeme değil, geçmişle bugün arasında köprü kuran canlı birer aracıya dönüşüyor. Bedenin dünyayla kurduğu bu süreklilik, serginin bütününe yayılan “akışkan hafıza” temasını tamamlıyor.

Sergi Bilgisi

  • Sanatçılar: Metin Katırcılar, Maya Kurdoğlu, Sanem Odabaşı, Merve Zeybek

  • Mekân: Simbart Projects, İstanbul

  • Tarih: 16 Ocak – 28 Şubat 2026

  • Tema: Bellek, Doğa, İz Bırakma, Kimlik

Yarın açılacak olan bu sergi, hafta sonu planlarınız için harika bir durak olabilir. Geçmişin nesnelere nasıl sindiğini ve doğanın nasıl hatırladığını görmek için Şubat sonuna kadar vaktiniz var.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3