Londra merkezli sanatçı Lava La Rue, neo-soul, R&B, indie ve elektronik müzik arasında rahatça gezinen türler arası üslubuyla Britanya müzik sahnesinin en yaratıcı isimlerinden biri. Yalnızca müzikal değil, görsel ve kavramsal üretimleriyle de öne çıkan Lava, bu kez indie köklerine dönüş yapıyor.
Yeni single easy come, easy go, erken 2000’ler alt-rock ve pop estetiğinden ilham alıyor. Fraser T. Smith prodüktörlüğünde hayat bulan parça, ilk dinleyişte yaz tatillerinin hafif ve melankolik fon müziği gibi hissettiriyor. Ancak şarkının satır aralarında, dijital çağın yarattığı aidiyet ve samimiyet krizine dair keskin gözlemler var.
Lava, parçanın “pandemi sonrası, dijital anlamda sersemletici bir dünyada büyüme hissi”ni yansıttığını söylüyor. Online–offline samimiyet arasındaki kopukluğu eleştiren şarkı, yapay zekâ çağında kalp kırıklıklarının bile “yapay” hissettirebileceği fikrini işliyor. Öyle ki, Lava’nın deyimiyle, artık “hoşlandığınız kişinin attığı mesajı ChatGPT mi yazdı” sorusu bile gerçek bir endişeye dönüşmüş durumda.
Bu şarkı, nostaljik melodilerin ardına gizlenmiş, çağımıza dair düşündürücü bir dijital çağ manifestosu gibi.